Karsan CDO’su Haydar Vural
“İnsan kaynakları, finans ve muhasebe tarafında; özellikle global tedarikçilerle veri alışverişinde hâlâ yeterince dijitalleşmeyen ve işgücü kaybına yol açan süreçler var. Bu süreçleri ortadan kaldırmak için 2024’te kapsamlı bir ERP dönüşüm projesi başlattık. Uçtan uca şirket çapında Oracle’dan uçtan uca SAP’ye geçiyoruz. Geçişler bu yıl başladı, yıl sonu itibarıyla tamamlamayı hedefliyoruz. İşgücü kaybına yol açan işlerin önemli bir kısmı ortadan kalkacak. Ancak ERP dönüşümü her şeyi çözmüyor. Hukuk, iç denetim ve özellikle yasal mevzuatla ilgili yazışmaların yer aldığı süreçlerde hâlâ ciddi bir otomasyon eksikliği var. Bunun temel nedenlerinden birisi, kamu entegrasyonları. Kamudan gelen yazışmaları ya da kamuya giden süreçleri istediğiniz gibi otomatize edemiyorsunuz; kamunun işleyişine göre ilerlemek zorundasınız.
Birisi bir e-postadan Excel alıp bir yere yüklüyorsa, sonra başka biri onu Word’e çeviriyorsa ya da bir yerden okuyup başka bir sisteme kayıt giriyorsa, bu benim tanımımla manuel ve işgücü kaybına yol açan süreçtir. Sürecin bir ya da birden fazla uygulama içinde kesintisiz ilerlemesi, insanların yalnızca gerekli bilgiyi girip onay ve hiyerarşi adımlarını yürütmesi ideal olan yapı. Global ihale süreçleri de manuel işlerin yoğun olduğu alanlardan biri. Dünyanın farklı ülkelerinde belediyelerle ve kamu kurumlarıyla çalışıyoruz. Farklı dillerde, farklı teknik dokümanlarla geliyor. Bunlar yüksek maliyetli ve karmaşık işler.
Bu alanlarda son iki yıldır dönüşüm projeleri yürütüyoruz. Önümüzdeki yıl ise Agentic AI ve Gen AI tarafındaki çalışmalarla bu süreçleri daha kökten dönüştürmeyi hedefliyoruz. Etiya ile değerlendirdiğimiz başlıklardan biri bu. Kurumsal know-how’ın iç ya da dış müşterilere otomatik yönlendirilmesi ve cevaplanması bizim için kritik.
Veri aktarımı ve entegrasyon tarafında ise büyük bir sorun yaşamıyoruz. Bunun en önemli nedeni ERP’nin uçtan uca kullanılıyor olması. Çok dağıtık sistemlerin ya da aşırı dış entegrasyonların olduğu yapılarda bu problemler daha yoğun yaşanıyor. Bizim dünyamız bu anlamda daha yönetilebilir. Tekrarlayan işlerde hâlihazırda RPA ile çalışan süreçlerimiz var. Ancak gelecek yıldan itibaren daha yüksek katma değerli, gerçek anlamda agentic AI çözümlerini; görüntü işleme ve metin işleme gibi yetkinliklerle birlikte süreçlerin içine almayı planlıyoruz. Kullanım senaryolarımız hazır, ancak 2026 bütçeleri netleşmeden detaylı konuşmak zor.
Otomotiv sektörü yüksek regülasyonlu bir alan. Avrupa’da otonom araçla biletli yolcu taşıyan tek otobüs üreticisiyiz. Frenleme sistemlerinden çevredeki yayaları algılamaya, emisyon değerlerinden kullanılan kumaşların sertifikasyonuna kadar çok ciddi regülasyonlara tabiyiz. Amerika pazarı ise kendine özgü dinamiklere sahip ve yasal yükümlülükler yine kritik. Olası bir şikayette, şikâyetin ne zaman alındığı, kaç kişiyi etkilediği ve ne zaman çözüleceği yasal kurumlar tarafından yakından izleniyor. Biz her iki pazarda da yüksek yetenek ve deneyim gerektiren otonom otobüs pazarında öncüyüz. Türkiye’de regülasyon genelde coğrafi, siyasi ve ekonomik nedenlerle-büyük ölçüde Avrupa regülasyonlarının alınması ve yerel ihtiyaçlara uyarlanması şeklinde ilerliyor.”