Merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge için ayrılan başlangıç ödenekleri sınıflandırıldığında, 2017 yılı için en çok ödenek yüzde 36 ile Genel Bilgi Gelişimi (Genel Üniversite Fonlarından finanse edilen) için tahsis edildi. Bunu yüzde 21,2 ile savunma, yüzde 9,9 ile endüstriyel üretim ve teknoloji, yüzde 6,6 ile eğitim, yüzde 6,3 ile ulaşım, telekomünikasyon ve diğer altyapılar, yüzde 5,3 ile de tarım takip ediyor.
Hedef; teknoloji üreten bir sanayi
Ar-Ge’ye yönelik desteklerdeki artışa işaret eden Bakan Özlü, “Önümüzdeki dönem, Ar-Ge harcamalarımızın GSYH içerisindeki payını önce yüzde 2’ye, sonrasında yüzde 3 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Devletin Ar-Ge harcamalarının tek bir hesap altında toplanması büyük önem arz ediyor. Tek elden yönetilen ve izlenen bir sisteme ihtiyaç var” bilgisini verdi.
Geçtiğimiz yıl yasalaşan Ar-Ge reform paketi ve Sınai Mülkiyet Yasası’ndan sonra, sanayinin geliştirilmesi ve üretimin desteklenmesi amacıyla çıkarılan kanunun yayınlandığını hatırlatan Özlü, “Bu kanunun her maddesi; sanayicimizin önündeki engelleri kaldıracak, onları üretime, ihracata, yenilikçilik ve Ar-Ge’ye teşvik edecek önemli düzenleme ve teşvikleri içermekte” dedi ve şöyle devam etti:
“Teknoloji üreten bir sanayi hedefliyor, Türk sanayicilerinin bu konuya özel önem göstermesi, orta ve uzun vadeli planlamalarını yaparken Ar-Ge ve inovasyona daha fazla önem vermesini bekliyoruz. İhracatımızda yüzde 4’lerde olan yüksek teknoloji ürünlerinin payını artırmamın tek yolu Ar-Ge ve inovasyon.”