Burası, olivin adlı mineralin çıkartıldığı bir madendi. Olivin; demir çelik, döküm sektöründe kullanılan çevreci bir mineral. Maden, 19’uncu yüzyıl ilkelliğinde olmadığından, içine kamyonların girebileceği yolları zaten var. Bu sayede veri merkezinin donanımı için gereken getir-götür işlemleri kolaylıkla yapılacak. Ovasız ama her tarafı yayla ve dağlık Norveç’te bu doğa sistemiyle başaçıkma becerisi yüzlerce yıl öncesine dayanıyor. Kar kayağının icat edildiği, çıkılmadık dağı kalmayan bir ülke burası.
Norveç, bu özellikleri sayesinde, yeraltı yapılarını yenilikçi veri merkezine dönüştürüyor. Uzun bir dikdörtgen şeklindeki ülkenin üst kenarında Stavanger’deki eski NATO cephaneliği ve istihbarat merkezi de şimdi 22 bin metrekare bir veri merkezi. Adı da Yeşil Dağ. 60 metrelik bir kayanın altında. Ve elbette bu yeni işleviyle orası da çevre dostu, sürdürülebilir ve ucuz enerji kaynaklı.
Kuzeyin sağladığı doğal koşullar, veri merkezi maliyetini azaltmaya uygun. İsveç de benzer koşulları bilişim dünyasına sunuyor: Facebook’un 27 bin metrekare veri merkezi, Stockholm’ün 900 km kuzeyinde, Kuzey Kutup Dairesi’nin orada Luleå’da kuruldu...
Microsoft, geçen yıl Helsinki’nin hemen batısında Espoo’da eski Nokia merkezinin oralarda (yerini açıklamadığı) bir veri merkezi kurdu. Bir de 250 milyon Dolar faturalı veri merkezi kurma projesi var... Google, yine Helsinki’nin 150 km doğusunda Hamina’da deniz kıyısında eski bir kağıt fabrikasını veri merkezine dönüştürdü.
Finlandiya, artan bilişim trafiğine karşılık Helsinki’yi Almanya’nın kuzey kıyısında Rostock’a bağlayacak 1,100 km’lik 15 Tb kapasiteli bir denizaltı fiber kablosu döşüyor.
İzlanda, bir başka oyuncu: Dünyanın sıfır emisyonlu süper bilgisayarı, Reykjavik yakınında Hafnarfjordur’da Thor Veri Merkezi’nde, tamamen doğal kaynaklarla çalışıyor. İzlanda’da elektriğin kilovat saati .05 Euro! AB ortalamasına göre % 20 daha ucuz.
İnternet ulaşımı? Sorun değil: İzlanda-İskoçya-Norveç-Kanada’da Nova Scotia arasındaki denizaltı fiber hattından saniyede 9 Tb veri uçuyor.