İlginçtir ki, bu süreçte her işi daha verimli hale getirmeyi ilke edinen ve bize güzel günler vaat eden teknolojik gelişim, mevcut dünya enerji ağından kocaman bir dilim koparmaya başladı. Aslında kabul etmek lazım ki eğer teknoloji olmasaydı, dünya şu an mevcut kalabalığı kaldırmakta bir hayli zorlanırdı. Fakat diğer yandan da enerji üretimi dünyanın en kirli işlerinden biri. Doğalgaz ve fosil yakıtlarla çalışan termik santrallar karbon emisyonunu artırıyor, nükleer santrallarda işler kötüye gidince neler olduğunu Çernobil’de gördük. Hatta çevresel olduğu söylenen enerji kaynakları bile zaman içinde ilginç sonuçlar ortaya koydu. Barajlar bölgesel ekosistemlerin düzeniyle oynuyor, rüzgar gülleri yarasa biçiyor. Yarın bir gün belki güneş enerjisi panelleri kuşların göç rotasını değiştirecek, deniz dalgasından enerji üreten sistemler yunusları toplu intiharlara sürükleyecek.
Sözün özü, dünya üzerinde kullandığımız enerjinin her zerresini aslında ödünç alıyoruz. Üstelik öyle kibarca da değil, çoğu zaman sökerek ve zorla alıyoruz. Bu yüzden, yaşadığımız dünyanın geleceği için kullandığımız her parça enerjinin üzerimize yüklediği bir sorumluluk var. Daha temiz bir dünya, daha uzun süre sürdürülebilir bir yaşam, bizden sonrakilere bırakacağımız daha temiz bir çevre için.
Bu haftaki dosyamızda, bilişim teknolojilerini kullanarak enerji tasarrufu sağlama konusunda bizimle bilgi ve vizyonlarını paylaşan birbirinden değerli uzmanların görüşlerini bulacaksınız. Hepinize iyi okumalar...