“Altyapı yatırımlarının firmaların iş dinamizmine yaptığı katkının etkisi, büyük ölçekli şirketlerde yadsınamaz derecede. Bu gelişme furyasında, KOBİ’lerin de teknolojik altyapılarındaki değişimlere her geçen gün daha sıcak baktığını görebiliyoruz. KOBİ’lerin üretim (ERP), satış (CRM) ve finansal verilerini bütünleşik şekilde bir araya getireceği bir yapıya ihtiyacı var. Orta boy işletmelerin genel çerçevede, öncelikli olarak tedarik ve finansal sistemlerini, iş analitiği teknoloji ortamına aktarıldığı görülmekte. Bu aktarımların ardından gelen en önemli ihtiyaç, verilerin analiz edilme yöntemi. Altyapı yatırımlarının bir gider kaleminden öte ihtiyaç olduğunu fark eden KOBİ’lerin, vizyonları açısından önemli bir adım attığını söyleyebiliriz. Önümüzdeki yıllarda KOBİ’lerin bu alandaki yatırımlarının artacağı öngörülmekte.”
Yeni iş alanları yaratmak ve pazar paylarındaki değişimi öngörmek; şirketler için vazgeçilemez bir ihtiyaç. Bu değişiklikleri ve beklentileri en hızlı şekilde yönetmek ve çıktıları karar verme mekanizmalarında değerlendirmek için iş analitiği, en hızlı ve en güvenilir yöntem olarak karşımıza çıkmakta. İş analitiği sistemlerinin çıktıları, gün geçtikçe firmaların stratejik kararları için daha önemli birer girdi olacak. “Önümüzdeki yıllarda da BT yöneticilerinin ve karar vericilerin iş analitiğine odaklanmaya devam edeceği açık” beklentisini dile getiren Çetinoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“İş analitiği çözümleri genel olarak farklı sistemleri bir araya getirerek, verilerin kaynak ve birey bağımsız olarak hızlı bir şekilde analiz edilmesini sağlamak amacıyla konumlandırılmakta. İş analitiği çatısı altında birleşen tüm verilerin tutarlı, doğru ve elenmiş olması; şirketlerin iş analitiği sisteminden alınan çıktılara olan güvenini artıracak. Bu çıktılarla yapılan analizler, kullanıcıların bakış açılarını genişletecek ve sistemin kullanım alanlarının artmasını sağlayacak. Şirketler, iş analitiği sistemlerinin yanı sıra daha büyük resmi görmek için büyük veri analizine de ihtiyaç duyuyorlar. Bu şekilde kısa vadeli kararlar almak yerine trendi belirleyerek, pazarda meydana gelen değişimler karşısında avantajlı konum alabilecekler.”