Ayhan Sevgi

Editör

Cepsizlik > Depresyon

3 dakika okuma süresi.
26
Cepsizlik > Depresyon
Gözünü dünyaya internetle açan genç, web stili yaşamı nedeniyle uykusuz kalıyor mu? Okuluna, derse geç kalıyor mu? Telefonsuzluk, onda çaresizlik duygusu yaratıyor mu?
Bu sorulara evet yanıtı veriyor iki Amerikalı araştırmacı: Michael Massimini ve Michael Peterson. Delaware Üniversitesi’nde yaş ortalaması 19 olan 300 öğrenciyle yapılan görüşmeler ve uygulanan anket sonucunda genel bulgu: Çağdaş iletişim araçları, kişiliğin ve kimliğin bir parçası haline gelmiş. Kolu bacağı gibi. Onlar olmadan kişi “işlemiyor.”
Araştırmacılar üç değişken üzerinden yapmışlar çalışmayı: İletişim aracı, hayatın akışını ne kadar etkiler? Sağlık-stres boyutu var mıdır? Öğrenci, bu araçları nasıl kullanır?
• Cep telefonumdan e-posta bakarken haftada 1-2-3 veya çok kere okula geç kalırım, derse geç kalırım diyenlerin oranı yüzde 26.
• Facebook v.b. takılmaktan haftada 1-2-3 veya çok kere okula geç kalırım diyenler de yüzde 25.
• Cep telefonumda konuştuğum için haftada 1-2-3 veya çok kere gece uykusuz kalıyorum diyenler yüzde 50 sınırında.
• Facebook v.b. takıldığım için haftada 1-2-3 veya çok kere uykusuz kalıyorum diyenler yüzde 62.
• İletişimin daha “heyecansız” alanlarına takılmak yüzünden bu sorunları yaşayanların oranı daha düşük: İnternette gezinirken. E-postama bakarken. Video oynarken...
• Bu gençlik için iletişimin saati yok. Kısa mesaj atma oranlarına baktığımızda sabah 6-9 arasında yüzde 25. Genç, “uyandıktan” sonra artıyor. Öğleden sonra 14 ile ertesi sabah 02 arasında kullanım oranları yüzde 73’ten 80’e çıkıyor. Saat 22-02 arasında yüzde 71. 02-06 arasında kullanım oranı yine de yüzde yüzde 20. Eh, çocuk nasıl uykusuz kalmasın?
• e-posta kullanım oranı daha mütevazi. Saat 18-22 arasında yüzde 68.
• Telefonla konuşmaya bakarsak, yoğunlaşma 14-18 arasında (yüzde 64) başlıyor. Daha sonraki 18-22 arasında artıyor (yüzde 73). Ve 22-02 arasında yine de yüzde 50. (Uyku yine gitti).
• İlginç korelasyonlar hesaplanmış. Telefonu evde unutmak ile kendisini çaresiz hissetme arasında korelasyon yüksek (r= 0.74 ve p < .01). Yani bu ilişkinin “şans”a bağlı olma olasılığı yüzde 1’den az.
• Telefonunu sürekli evde unuttuğu için strese girmekle, çeşitli iletişim araçlarını fazla kullanmaktan dolayı uykusuz kalma arasında ilişki var. Bu ilişki en çok cep telefonu için (r=0.39). Kısa mesaj, Facebook v.b. ve e-posta için azalıyor.
• Gençlerin son altı ayda hastalık geçirmesi ile telefonlarını evde unutmaktan ötürü stres hissetmeleri arasında ilişki var (r=0.22).
Gençlerin bu durumunu zaten biliyoruz diyebiliriz. Bunun için böyle istatistiklere falan gerek yok diyebiliriz. Ama sorunu şanstan öte, istatistiğin kesinliğiyle saptamak için tek yol: Bilimsel araştırma.