İstanbul’da düzenlenen ACE BPSC 2026 Konferansı, kamu ve iş dünyasının önemli temsilcilerini bir araya getirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katıldığı konferansta, Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim, teknoloji yatırımları ve uluslararası ticaretteki yeni hedefleri öne çıktı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, konferansta Türkiye’nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payının son 20 yılda iki katına çıktığını belirtirken, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin uzun vadede 100 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Konferansta konuşan MCT Technic Kurucusu Hacı Yılmaz ise Türkiye’de hayata geçirilmesi planlanan yeni çip üretim yatırımıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Hacı Yılmaz, çip üretim tesisinin teknik altyapısının, üretim planlamasının ve yatırım hazırlıklarının tamamlandığını belirterek, yatırımın başlaması için resmi regülasyon süreçlerinin sonuçlanmasını beklediklerini söyledi. Yılmaz, “Çip üretim tesisimiz için gerekli teknik altyapıyı, üretim planlamasını ve yatırım hazırlıklarını tamamladık. Şu anda resmi regülasyon süreçlerinin neticelenmesini bekliyoruz. Süreç tamamlandığı anda harekete geçmeye hazırız” dedi. Planlanan üretim tesisinin tek bir sektöre odaklanmayacağını belirten Yılmaz, otomotiv, savunma sanayii, uzay çalışmaları ve sağlık sektörlerindeki çip ihtiyaçlarına yönelik üretim yapılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Yüksek katma değerli üretim hedefi
Çip yatırımının yalnızca şirket ölçeğinde değil, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretim kapasitesi açısından da önemli olduğuna dikkat çeken Yılmaz, yatırımın nitelikli istihdamdan yan sanayiye, yeni teknoloji ekosistemlerinden ihracata kadar geniş bir alanda ekonomik değer yaratacağını söyledi. Yılmaz, “Çip bugün otomotivden savunma sanayiine, uzay teknolojilerinden sağlık sektörüne kadar birçok kritik alanın temel bileşenlerinden biri. Bu yatırımın yalnızca üretim kapasitemizi artırmasını değil, ülke ekonomisine ve yüksek katma değerli teknoloji üretimine de ciddi katkı sağlamasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Hacı Yılmaz, MCT Technic’in yalnızca sensör üretimi yapan bir şirket olarak konumlanmadığını belirterek, şirketin dönüşümünü şu sözlerle anlattı: “MCT sadece sensör üreten bir firma değil; emisyon ölçümü, çevre teknolojileri, çip yatırımı ve uluslararası iş birlikleriyle büyüyen bir teknoloji vizyonudur.”
Şirketin sensör, yazılım, uzaktan ölçüm sistemleri ve dijital teknolojiler alanlarında çalışmalar yürüttüğünü belirten Yılmaz, Almanya, Bulgaristan ve ABD’deki yapılanmalarıyla uluslararası büyümeye devam ettiklerini kaydetti.
Konferansta MCT Technic’in çevre teknolojileri alanında geliştirdiği MCT UAT – Uzaktan Algılama Emisyon Ölçüm Sistemi de gündeme geldi. Yılmaz, sistemin araçları durdurmadan ve trafik akışını kesmeden gerçek sürüş koşullarında emisyon değerlerini uzaktan ölçmek üzere geliştirildiğini belirterek, bu teknolojinin şehirlerde hava kalitesinin ölçülmesi ve yüksek emisyonlu araçların tespit edilmesi açısından önemli bir altyapı sunabileceğini ifade etti.
“Bir araç fabrikadan veya muayeneden sorunsuz çıkabilir. Ancak önemli olan o aracın gerçek trafikte nasıl bir emisyon saldığıdır. Çünkü biz havayı laboratuvarda değil, şehirde ve sokakta soluyoruz. Doğru ölçemediğiniz bir problemi doğru yönetemezsiniz” diyen Yılmaz, uzaktan emisyon ölçüm teknolojilerinin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağını söyledi.
Çip üretim yatırımı başta olmak üzere yüksek teknoloji alanındaki yeni projelerle büyümeyi hedeflediklerini belirten Yılmaz, Türkiye’den Avrupa’ya ve ABD’ye uzanan uluslararası yapılanmalarla yeni pazarlar ve iş birlikleri üzerinde çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.