Çağlar Yalı’ya göre, dijitalleşme yolunda yapılacak yeniliklerle ilgili bir taraftan olumlu gelişmeler yaşanırken, diğer taraftan da bazı engeller söz konusu. Bunlardan en büyüğü, şirketlerin satın alma alışkanlıkları. Dünya genelinde giderek büyüyen bir yazılım trendi var. “Ülke olarak henüz bu trendi yakalayamasak da, Kolay İK gibi bu işi yapmaya gönüllü şirkeler giderek artıyor” saptamasını yapan Çağlar Yalı’ya göre, bu nedenle ülkemizdeki iş yapma alışkanlıkları, yönetici, patron ve sektördeki çalışanların dijitalleşmeye karşı koyduğu dirençler kırılabilirse, sürecin daha hızlı işleyeceğini düşünmek mümkün. Bir girişimcinin stratejisinde çıkış noktası ‘Bir fikrim var’ söylemi, tek başına kesinlikle yeterli değil. Çağlar Yalı, bu yorumunu şu sözlerle açıkladı:
Kurumsal fonlar artmalı
“Yurtdışına açılmak ve başarılı olmak için, günlük problemleri çözebilecek ekibe ve öğrenme hızına sahip olmak gerekiyor. Problemleri öngörebilen veya daha önce tecrübe eden bir kurucu ekibin olması mümkün değil. Dolayısıyla her zaman beklenmeyen problemler yaşanabilir. Bunları aşma hızı, şirketin büyüme hızını da belirler. Eğer sorunlar yeterince hızlı aşılabiliyorsa, yurtdışına açılmanın önünde hiçbir engel olmaz. Öte yandan, farklı bir ülkeye gitmek, bir bilgi dağarcığı ve yeni öğrenme süreçlerini beraberinde getiriyor. Bu sürece hızlı uyum sağlayabilecek bir ekip varsa, kesinlikle başarı da ardından gelir.”
Türkiye genelinde ve girişim dünyasındaki yatırım miktarları, istenen oranda sonuç alınamadığı için, büyük bir risk taşıyor. Yatırım miktarlarının düşük kalması, ülkemizden büyük projeler çıkması ve dünyaya açılması olasılığını azaltıyor. Bu nedenle kurumsal fonların artması ve kendi uzmanlık alanlarındaki girişimlere yatırım yapması gerektiği yönünde fikrini paylaşan Çağlar Yalı’ya göre, bu noktada kamuya da önemli görevler düşüyor.