Handan Aybars

Metin Yazarı

Eğitimde eşitliğin temeli bilişim

4 dakika okuma süresi.
756

Bilişimde ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla kurulan Bilişime ve Eğitime Erişim Vakfı’nın (BEEV) lansmanı 22 Ocak’ta gerçekleşti. Etkinlikte “Bilişim Hakkı ve Erişim: Gençlerin Erişim, Algı ve Yeterlilik Görünümü” araştırmasının sonuçları paylaşıldı. Veriler, gençlerin yüzde 83’ünün bilişime eşit erişimi eğitimde temel bir hak olarak gördüğünü ancak dijital erişimde önemli eşitsizliklerin sürdüğünü ortaya koyuyor. Index Grup’un hayata geçirdiği BEEV’in lansman toplantısında, Veri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen “Bilişim Hakkı ve Erişim: Gençlerin Erişim, Algı ve Yeterlilik Görünümü” araştırmasının bulguları çerçevesinde; Türkiye’de gençlerin bilişimle kurduğu ilişki ile mevcut tablonun ortaya koyduğu fırsatlar ve sorumluluklar ele alındı.

Açılış konuşmalarının ardından BEEV Genel Müdürü Neyran Akyıldız ve Veri Enstitüsü Direktörü Erman Bakırcı’nın ikili sohbetinde “Bilişime Erişim, Algı ve Yeterlilik Görünümü - Araştırma Verileri Ne Söylüyor?” araştırmasının temel bulguları ele alındı. Araştırma, gençler arasında dijital erişimin yaygın olmakla birlikte eşit ve sürdürülebilir olmadığını ortaya koyuyor. 18–30 yaş grubundaki 819 gençle gerçekleştirilen araştırmaya göre katılımcıların yüzde 52’si en önemli dijital cihazını kısa sürede yenileyebileceğini belirtirken, yüzde 42’lik bir kesim için bu durum uzun vadeli bir planlama gerektiriyor. Özellikle genç yaş grubunda, kadınlarda ve düşük gelir seviyesinde cihaz yenileme imkânları belirgin biçimde azalıyor.

Dijital erişim temel bir hak
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise dijital erişimin güçlü biçimde bir “hak” olarak algılanması. Katılımcıların yüzde 83’ü bilişim teknolojilerine eşit erişimi eğitimde fırsat eşitliğinin temel unsurlarından biri olarak görüyor. Buna karşın dijital becerilerin büyük ölçüde bireysel çabayla kazanıldığı dikkat çekiyor; gençlerin yüzde 64’ü dijital yetkinliklerini kendi kendine öğreniyor. Ofis programlarında yeterlilik görece yüksekken, kodlama ve yazılım alanında kendini yetersiz görenlerin oranı yüzde 64’e ulaşıyor. Bulgular, erken yaşlarda sağlanacak nitelikli dijital erişimin ve yapılandırılmış öğrenme imkânlarının kritik önem taşıdığını gösteriyor.

Erişim hala eşit değil
Etkinliğin ikinci paneli, BEEV Mütevelli Heyeti Üyesi Asuman Bayrak’ın moderatörlüğünde, Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır ve BEEV Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik’in katılımıyla “Eşitleyici Bir Güç Olarak Bilişim” başlığıyla gerçekleşti. 40 yılı aşkın bir süredir teknoloji dünyasının içinde olduğunu söyleyen BEEV Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, "Bilişime ve eğitime erişimde eşit imkânlar sunabilirsek; gençlerin yalnızca bilgiye değil, umuda da erişebileceğine inanıyorum. BEEV ile Türkiye için hayal ettiğimiz gelecek; dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların ve gençlerin, büyük şehirlerdeki akranlarıyla aynı hayalleri kurabildiği bir gelecek” dedi. Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Araştırma bize gençlerin teknolojiye yüksek erişimine rağmen ekonomik kırılganlığın ve beceri eşitsizliğinin dijital fırsatları sınırladığını gösteriyor; özellikle en önemli cihazı bozulduğunda yenileyemeyen genç oranının yüzde 50’lere varması ile kodlama ve veri okuryazarlığında hissedilen ciddi yetersizlik bu tablonun en çarpıcı bulguları. Bu nedenle kamuoyuna anlatmamız gereken en kritik mesele, cihaza sahip olmanın eşitlik yaratmadığı, gerçek fırsat eşitliğinin ancak sürdürülebilir erişim, güçlü altyapı ve sistematik beceri geliştirme ekosistemiyle mümkün olduğu. Türkiye’de dijital dönüşümü toplumsallaştırmak için altyapı eşitliği, dijital beceriyi temel bir hak olarak tanımlayan eğitim sistemi ile kamunun, özel sektörün, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun birlikte hareket ettiği çok paydaşlı bir yönetişim modeli şart. Böyle bir eşitlik ortamı gençlerin umutlarını güçlendirir, potansiyellerini görünür kılar, uzun vadeli gelecek planlarını mümkün hale getirir ve eğitimde olduğu kadar iş ve toplumsal hayatta da fırsat alanını genişletir. Tüm aktörlerin bilişimi gerçekten eşitleyici kılmak için ortak standartlar, erişilebilir hizmetler ve kapsayıcı dijital beceri programlarını sorumlulukla hayata geçirmesi, teknolojinin derinleştirdiği uçurumu kapatmanın tek yoludur.”