Bilim Akademisinin geleneksel olarak her yılın aralık ayında düzenlediği Yılın Konferansı, bu yıl “Fiziğin Hayal Gücü” başlığıyla 20 Aralık 2025 Cumartesi günü İş Sanat Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Bilim Akademisi Üyesi ve Cambridge Üniversitesi Cavendish Laboratuvarı Direktörü Mete Atatüre’yi lise ve üniversite öğrencilerinin çoğunlukta olduğu 600’ü aşkın kişi izledi.
Büyük ilgi gören konferansın video kaydı Bilim Akademisi Youtube hesabında dün yayımlandı.
Mete Atatüre yaptığı konuşmada, fiziğin tarihsel yolculuğunu ve bugün ulaştığı heyecan verici noktayı ele aldı. Fiziğin artık yalnızca doğada var olanı “keşfeden” bir disiplin olmadığını; öngörülmesi güç, yeni davranışlar deneylere ortaya çıktığında bunları karşılayan yepyeni kavramlar üretebildiğini vurguladı.
Sadece Parçaları Bilmek Yetmiyor
Atatüre geleneksel fiziğin makroskobik dünyada gözlenen sistemleri en küçük parçalarına ayırarak anlama yöntemini izlediğini, ancak günümüzde bu “indirgemeci” yaklaşımın sınırlarına gelindiğini ve tek başına yeterli olmadığını anlattı. Atatüre’nin ele aldığı bir dizi örnekle gösterdiği gibi tek bir atomun özelliklerini ve davranışını bilmek çok sayıda atom bir araya geldiğinde ortaya çıkan elektrik iletkenliği, mıknatıslanma veya ıslaklık gibi karmaşık özellikleri açıklamaya yetmiyor.
Belirim (emergence) kavramı: Parçaların ötesinde yeni özellikler
Konuşmanın merkezinde yer alan "belirim" kavramı çok sayıda parçacık bir araya geldiğinde oluşan sistemin basit parçalarında bulunmayan, sistemin tümüne özgü yepyeni özellikler sergilemesini ifade ediyor. Bu özellikler parçacıkların karmaşık etkileşimleri sonucu ortaya çıkıyor. Bilim insanları yeni kavramlar tanımlayarak doğadaki bu karmaşık etkileşimleri anlayabiliyorlar. Atatüre bu yeni kavramlara örnek olarak “kuazi-parçacıklar” diye anılan, makroskobik sistemin topluca davranışına dayanan ama sanki mikroskopik parçacıklar gibi hareket eden yerel yapıları ele aldı.
“Belirim” (“emergence”) diye anılan bu tamamlayıcı yaklaşımı ilk teşhis ve ifade eden kişi olan Bilim Akademisi Onursal Üyesi ve 1977 Nobel Fizik Ödülü sahibi Philip W. Anderson’un (1923-2020) “More is Different” makalesine de dikkat çekti.
Fizik artık sadece keşfetmiyor, inşa ediyor
Atatüre, bu yaklaşımın sınırlarımızı genişletip mevcut olguları anlamamıza olanak sağlamasının yanı sıra doğada olmayan yeni malzemeler tasarlamamızın ve inşa etmemizin de yolunu açtığını ifade etti.
Konferans sonrası Bilim Akademisi Kurucu Başkanı Ali Alpar’ın yönettiği 45 dakikalık soru-cevap bölümü, etkinliğin en canlı anlarına sahne oldu. Alpar dünyanın geleceği için özellikle gençlerin merakının son derece önemli olduğunu söyleyerek katılımcılara teşekkür etti.
Bilim Akademisi’nin 2016’dan bu yana düzenlediği Yılın Konferansı etkinliği, çalışmaları dünya ölçeğinde değer gören bilim insanlarını toplumla ücretsiz olarak buluşturmayı amaçlıyor.
Mete Atatüre kimdir?
Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü mezunu Mete Atatüre doktorasını Boston Üniversitesi, Kuantum Görüntüleme Laboratuvarında tamamladı, İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü Kuantum Fotonik Grubunda doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı.
Bilim Akademisi Üyesi Mete Atatüre halen 30 Nobel ödüllü bilim insanının yolunun geçtiği Cambridge Üniversitesi Fizik Bölümü Cavendish Laboratuvarının 16’ncı direktörü. Aldığı çok sayıda ödül arasında Thomas Young Madalyası ve Ödülü (2020) ile Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası (2024) var.
Mete Atatüre araştırmalarının yanı sıra bilimsel düşüncenin yaygınlaşması, bilimsel dürüstlük, bilimde çeşitlilik ve eşitliğin sağlanması konularında faaliyetler yürüten saygın ve etkili bir bilim iletişimcisi, gençler tarafından ilgiyle takip edilen bir rol model.