Gölge yapay zeka riski giderek gelişiyor

3 dakika okuma süresi.
115

Bütünleşik siber güvenlik şirketi WatchGuard Technologies, her yıl ekim ayında gündeme gelen güçlü şifreler, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA), dolandırıcılık girişimlerinin bildirilmesi ve yazılım güncellemeleri gibi temel alışkanlıkların önemini korumaya devam ettiğini hatırlatıyor. Şirkete göre bugün farkındalık çalışmalarının bu başlıkların ötesine geçerek çalışanların iş yerinde kendi başına kullanmaya başladığı yeni uygulamaları ve yapay zeka araçlarını da ele alması gerekiyor. WatchGuard, onaylı yapay zeka araçları çalışanların ihtiyaçlarını karşılamadığında ya da yapay zeka kullanımı tamamen engellendiğinde, çalışanların güvenlik değerlendirmesinden geçmemiş servislere yöneldiğini belirtiyor. Kurumun onaylı süreçleri dışında kullanılan sohbet araçları, eklentiler, tarayıcı uzantıları ve entegrasyonlar, politikalar mevcut olsa bile varlığını sürdürebiliyor. Bu durum güvenlik ekiplerinin hangi araçların kullanıldığını, bu araçların hangi verilere eriştiğini ve hangi yetkilere sahip olduğunu görmesini zorlaştırarak kurum genelindeki görünürlüğü önemli ölçüde azaltıyor.
WatchGuard’a göre bir yapay zeka asistanına e-posta, dosya veya takvim erişimi tanımak, kimlik bilgilerinin çalınması halinde saldırganların kötüye kullanabileceği yetkiler vermek anlamına geliyor. Gereğinden fazla yetkiyle donatılmış bir asistan, kurum genelindeki bilgilerin açığa çıkmasına yol açabiliyor. Şirket, yapay zeka hesaplarının da diğer hassas hesaplar gibi MFA ile korunmasını ve bağlı yetkilendirmelerin düzenli olarak denetlenmesini öneriyor. Eğitimlerin ise çalışanları beklenmedik erişim taleplerinde durup talep edilen yetkilerin yapılacak işle örtüşüp örtüşmediğini sorgulamaya teşvik etmesi gerekiyor.
 

Önemli olan saldırganların fırsatlarını azaltmak  
WatchGuard, kurumların buluta bağlı uygulamaları, hesap yetkilendirmelerini ve yönetilmeyen entegrasyonları izlemesini, gereksiz erişimleri kaldırmasını ve kötüye kullanım şüphelerini incelemesini tavsiye ediyor. Erişim seviyeleri zamanla değişebildiği için denetimin onay sürecinden sonra da devam etmesi kritik önem taşıyor. Çalışanların hangi servisleri kullandığını bilmek aynı zamanda eğitimlerin kişiselleştirilmesine, onaylı araçlardaki eksiklerin tespit edilmesine ve yapay zeka sistemlerine hangi verilerin girilebileceğinin netleştirilmesine de katkı sağlıyor.
Şirket, şifreli trafiğin de önemli bir kör nokta olmayı sürdürdüğünü hatırlatıyor. WatchGuard Küresel Tehdit Raporu’nun 2026 ilk yarı verilerine göre ağda gözlemlenen zararlı yazılımların yüzde 95'i şifreli TLS bağlantıları üzerinden ulaşırken Firebox cihazlarının yalnızca yüzde 20'si bu trafiği inceliyor. WatchGuard, kurumların HTTPS incelemesinin hangi alanlarda uygulandığını ve hangi trafiğin kapsam dışında bırakıldığını gözden geçirmesini öneriyor.
Siber güvenlik farkındalığının yeni uygulamaları ve yapay zeka araçlarını da kapsaması gerektiğini belirten WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, “Çalışanlar işlerini hızlandırmak için yeni araçları çok hızlı benimsiyor ve bu araçlara e-postalarına, dosyalarına ya da takvimlerine erişim izni verebiliyor. Kurumların bu araçları görebilmesi, hangi verileri işlediklerini ve hangi yetkilere sahip olduklarını bilmesi gerekiyor. Yapay zeka hesaplarını diğer kritik hesaplar gibi korumak, yetkileri düzenli olarak denetlemek ve şifreli trafiği incelemek, saldırganların önündeki fırsatları azaltmanın en etkili yolları arasında yer alıyor.” dedi.