Ayhan Sevgi

Metin Yazarı

Güvenliğin odağı artık insan dışı kimlikler

9 dakika okuma süresi.
3,048

Telekomünikasyon sektörüne yönelik çözümler geliştirmek amacıyla kurulan Kron, bugün 35 ülkede faaliyet gösteren bir siber güvenlik şirketine dönüşmüş durumda. Yapay zekâ ise insan dışı kimlikler ve operasyonel teknoloji sistemleri, önümüzdeki dönemde kurumların güvenlik stratejilerini yeniden şekillendirecek.

 

 

Teknolojide yaşanan dönüşüm, siber güvenlik sektörünü her zamankinden daha hızlı bir değişim sürecine sokuyor. Bulut bilişimden yapay zekâya kadar uzanan yeni teknolojiler iş dünyasında verimlilik ve hız sağlarken, kurumların karşı karşıya kaldığı güvenlik risklerini de artırıyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan şirketlerden biri de Kron. 2007 yılında telekomünikasyon sektörüne yönelik yazılım çözümleri geliştirmek amacıyla kurulan Kron, bugün özellikle ayrıcalıklı erişim yönetimi (Privileged Access Management-PAM) alanındaki çalışmalarıyla küresel ölçekte rekabet eden bir teknoloji şirketi konumunda bulunuyor.

Yapay zekâ ajanları, insan dışı kimlikler, kritik altyapılar ve operasyonel teknoloji sistemleri etrafında şekillenen yeni dönemde Kron, hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Tamamı Türkiye’deki Ar-Ge ekipleri tarafından geliştirilen ürünlerle küresel rekabette yer alan şirket, yapay zekâ çağının güvenlik ihtiyaçlarına odaklanarak geleceğin siber güvenlik ekosisteminde daha güçlü bir konum elde etmeyi amaçlıyor.

Kron’un büyüme hikâyesini anlatan Kron Teknoloji Co-CEO'su Zeynep Yenel Onursal, şirketin kuruluşundan itibaren teknoloji alanındaki dönüşümü yakından takip ettiğini belirterek, “İlk yıllarımızda telekom operatörlerinin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyorduk. Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone gibi operatörlerle çalışarak önemli bir deneyim kazandık. Daha sonra bu deneyimi farklı coğrafyalara taşıyarak bölgesel bir oyuncu haline geldik” dedi.

 

Telekomdan küresel siber güvenlik oyuncusuna

Şirketin büyüme yolculuğunda önemli dönüm noktalarından biri 2011 yılında gerçekleşen halka arz oldu. Kron Teknoloji Co-CEO'su Ayşe Yenel, halka arz sonrasında şirketin hem finansal hem de operasyonel anlamda büyüme ivmesi yakaladığını ifade ederek, Pakistan ve Orta Doğu başta olmak üzere farklı bölgelerde faaliyet göstermeye başladıklarını söyledi.

Telekom tarafında elde edilen deneyimin daha sonra siber güvenlik ürünlerinin geliştirilmesine zemin hazırladığını belirten Ayşe Yenel, “2010’lu yılların ortalarında bugün en önemli ürünlerimizden biri olan PAM çözümümüzü geliştirmeye başladık. Bu ürün, şirketlerin en kritik sistemlerine erişim yetkisine sahip kullanıcıları korumaya odaklanıyor” diye konuştu.

Şirket, 2017 yılında ABD’de iştirak kurarak küresel büyüme stratejisini hızlandırdı. Bugün Kron’un satışlarının yaklaşık üçte biri yurt dışı pazarlardan geliyor. Türkiye en büyük pazar olmayı sürdürürken, Asya Pasifik bölgesi şirketin en hızlı büyüdüğü coğrafyalar arasında yer alıyor.

Pakistan, Endonezya, Malezya, Tayland ve Vietnam gibi ülkelerde faaliyet gösterdiklerini belirten Zeynep Yenel Onursal, iş ortaklarıyla büyümeye büyük önem verdiklerini vurguladı. Şirketin ayrıca CIS bölgesinde, Orta Doğu’da ve Amerika’da da faaliyetleri bulunuyor.

ABD pazarının şirket açısından yalnızca satış yapılan bir bölge olmadığını belirten Zeynep Yenel Onursal, “Oradaki müşterilerden aldığımız geri bildirimler ürün geliştirme süreçlerimiz için son derece değerli. Dünyadaki trendleri en erken görebildiğimiz pazarlardan biri Amerika” dedi.

 

Gartner’a giren ilk Türk şirketlerden biri

Kron’un uluslararası görünürlüğünü artıran gelişmelerden biri de Gartner’ın Magic Quadrant araştırmasına giren ilk Türk teknoloji şirketlerinden biri olması oldu. Şirketin bugün de dünyanın önde gelen sektör analiz kuruluşları tarafından PAM alanındaki önemli oyuncular arasında gösterildiğini belirten Zeynep Yenel Onursal, küresel ölçekte büyümeyi sürdürdüklerini ifade etti. 2025 yılında yüzde 31 büyüme kaydettiklerini söyleyen Zeynep Yenel Onursal, “Hem Türkiye’de hem de yurt dışında büyümeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de benzer bir ivmeyi sürdürmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Siber güvenlik pazarında son yıllarda platform yaklaşımı öne çıkarken, Kron farklı bir strateji izliyor. Ayşe Yenel, şirketin temel yaklaşımının belirli bir alanda derinleşmek olduğunu belirterek, “Biz her şeyi yapan bir platform şirketi olmak istemiyoruz. Uzmanlaştığımız alanda dünyanın en iyi oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. Kaynaklarımızı çok farklı alanlara dağıtmak yerine PAM tarafında derinleşmeyi tercih ediyoruz” dedi.

Ayşe Yenel’e göre şirketlerin güvenlik ihtiyaçları giderek daha karmaşık hale gelirken, belirli alanlarda uzmanlaşmış üreticilerin önemi de artıyor.

Bu noktada Kron’un en büyük küresel rakiplerinden biri CyberArk olarak öne çıkıyor. Yakın dönemde Palo Alto Networks tarafından satın alınan CyberArk, PAM pazarının lider oyuncuları arasında gösteriliyor.

Ancak Ayşe Yenel, sektörde yalnızca platform yaklaşımının değil, uzmanlaşma yaklaşımının da güç kazandığını düşünüyor.

“Şirketler artık tüm güvenlik ihtiyaçlarını tek bir üreticiden karşılamanın risklerini de görüyor. Kritik alanlarda uzmanlaşmış üreticilerle çalışmak birçok kurum için daha cazip hale geliyor” değerlendirmesinde bulundu.

 

Yapay zekâ çağının yeni riski 

Kron’un en fazla odaklandığı alanlardan biri de insan dışı kimlikler.

Ayşe Yenel, kurumlarda uygulamalar, servis hesapları, otomasyon sistemleri ve DevOps süreçlerinde kullanılan çok sayıda dijital kimlik bulunduğunu belirterek, bu yapıların çoğu zaman yeterince yönetilmediğini söyledi.

“Şirketler çalışanlarının kimliklerini yönetiyor, yetkilendiriyor ve takip ediyor. Ancak aynı şeyi uygulamalar veya otomasyon sistemleri için yapmıyorlar. Oysa bugün kurumların içerisinde insan kullanıcı sayısından katbekat fazla insan dışı kimlik bulunuyor” dedi.

Bu durumun siber saldırganlar açısından önemli bir fırsat yarattığını belirten Ayşe Yenel, önümüzdeki yıllarda bu alanın siber güvenlik yatırımlarında öncelikli başlıklardan biri haline geleceğini ifade etti.

 

Yapay zekâ ajanları yeni çalışanlar olacak

Yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte yeni bir güvenlik başlığı daha ortaya çıkıyor: Yapay zekâ ajanları.

Ayşe Yenel’e göre yakın gelecekte yapay zekâ sistemleri yalnızca tavsiyelerde bulunan araçlar olmaktan çıkacak ve şirketlerde belirli görevleri üstlenen dijital çalışanlara dönüşecek.

“Bu ajanların erişim yetkileri olacak, sistemlerle etkileşime girecekler ve belirli kararları kendi başlarına verebilecekler. Dolayısıyla onların da tıpkı insanlar gibi yönetilmesi, yetkilendirilmesi ve denetlenmesi gerekecek” diyen Ayşe Yenel, yanlış yapılandırılmış bir yapay zekâ ajanının ciddi veri kayıplarına neden olabileceğini vurguladı.

Kurumların gelecekte yalnızca çalışanlarını değil, yapay zekâ ajanlarını da güvenlik politikalarının kapsamına almak zorunda kalacağını belirten Ayşe Yenel, PAM teknolojilerinin bu noktada kritik rol oynayacağını söyledi.

 

OT güvenliği yükselişte

5G teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte operasyonel teknoloji (OT) sistemlerinin güvenliği de öne çıkıyor.

Enerji şebekeleri, üretim tesisleri, ulaşım sistemleri ve akıllı şehir uygulamaları gibi alanlarda kullanılan sistemlerin korunmasının artık yalnızca bilgi güvenliği değil, fiziksel güvenlik açısından da kritik hale geldiğini belirten Zeynep Yenel Onursal, “Bir veri merkezine yapılan saldırıyla bir üretim tesisine yapılan saldırının etkisi aynı değil. OT ortamlarında yaşanabilecek bir güvenlik ihlali fiziksel sonuçlar doğurabilir” dedi.

Kron’un bu alana yönelik özel çözümler geliştirdiğini ifade eden Zeynep Yenel Onursal, şirketin telekom geçmişinden gelen ağ teknolojileri bilgisinin önemli avantaj sağladığını söyledi.

 

Siber güvenlik artık stratejik bir konu

Kron yöneticilerine göre siber güvenlik artık yalnızca BT ekiplerinin gündeminde olan teknik bir konu değil. Kritik altyapıların dijitalleşmesi, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması ve devlet destekli siber tehditlerin artması, güvenliği kurumların en üst seviyede ele alması gereken stratejik bir başlık haline getiriyor.

Zeynep Yenel Onursal, son yıllarda özellikle kamu tarafında yerli teknolojilere yönelik ilginin arttığını belirterek, “Türkiye’de siber güvenliğin milli güvenlik boyutuyla da değerlendirilmeye başlandığını görüyoruz. Bu durum yerli üreticiler açısından önemli fırsatlar yaratıyor” dedi.

Ayşe Yenel ise gelecekte siber savaşların ve dijital tehditlerin daha fazla gündeme geleceğini belirterek, kurumların güvenlik yatırımlarını bugünden planlamaları gerektiğini vurguladı.