Handan Aybars

Metin Yazarı

“Güvenlikte oyunun kuralı değişti”

8 dakika okuma süresi.
20
“Güvenlikte oyunun kuralı değişti”
Güvenlik riskleri karşısında tespiti hızlı ve kısa zamanda yapabilmek kritik önemde. Bunun için de çözümlerin birbiri ile konuşması ve bütünleşik olması şart.

Intel Security tarafından Enterprise Strategy Group’a (ESG) hazırlatılan Tackling Attack Detection and Incident Response (Saldırı Tespit ve Olay Müdahalesi) başlıklı raporda, kurumların güvenlik stratejileri, siber saldırı ortamı, olaya müdahale etmede yaşanan zorluklar ve ihtiyaçlar değerlendirildi. Anket sonuçlarına göre, güvenlik alanında çalışanlar, güvenlik olaylarıyla boğulmuş durumda. Geçtiğimiz yıl her bir şirket için ortalama 78 inceleme yapıldı ve bu olayların yüzde 28’i de hedefli saldırı niteliğindeydi. Ankete katılan bilgi işlem ve güvenlik profesyonellerine göre, saldırılara müdahale etme sorunlarını aşmak için daha iyi tespit ve analiz araçlarını kullanmak, verilecek eğitimlerle personelin verimlilik ve etkinliğini arttırmak temel çözümler.

Strateji, analizlerle desteklenmeli

Ankete katılanların yaklaşık yüzde 80’ine göre güvenlik tehditlerinin tespit edilmesi ve tepki verilmesi konularında organizasyonlarının yaşadığı darboğazın sebebi, güvenlik araçları arasındaki entegrasyon ve iletişim eksikliği. Gerçek zamanlı ve detaylı görünürlük, hedefli saldırılara anında tepki verebilmekte önem taşırken, katılımcıların yüzde 37’si güvenlik istihbarat ve BT operasyon araçları arasındaki sıkı entegrasyonun önemini vurguluyor. Birçok farklı güvenlik ürününden oluşan mimariler; araçların, konsolların, süreçlerin ve raporların kullanımını ayırarak zaman kaybına yol açıyor ve yeterince iyileştirme yapılamıyor. Bu da hacimli saldırı risklerini beraberinde getiriyor. Daha iyi algılama, daha iyi analiz, daha iyi uzmanlık ile aksiyon için otomasyon da araştırmada öne çıkan gereklilikler. Bu veriler ışığında CISO’lara bazı öneriler de yapılıyor: Sıkı bir şekilde entegre edilmiş güvenlik teknolojisi mimarisini yaratmak, siber güvenlik stratejisini güçlü analizlerle destekleyerek, hacimden anlamlı veriye geçmek, olay tespiti ve olaya yanıtın otomasyonunu sağlamak ve son olarak, sürekli siber güvenlik eğitimi sunmak.

Entegrasyonun önemi gittikçe artıyor

Konuyla ilgili olarak 21 Mayıs’ta düzenlenen toplantıda konuşan Intel Security Türkiye ve Azerbaycan Bölge Müdürü İlkem Özar, son dönemde Malware artışına dikkat çekti. “Oyunun kuralı değişti” yorumunu yapan İlkem Özar’a göre, bilgi ve para sızdırma odaklı saldırılar artık ön planda ve bunlar da şirketler için en önemli risk. Asıl sorun ise bunların tespiti. “Ankette de zaten iç çözümlerle bunları tespit etmenin zorluğuna işaret ediliyor” bilgisini paylaşan Özar’ın dikkat çektiği unsur, hızlı ve kısa zamanda tespiti yapabilmek. Bu noktada çözümlerin birbiri ile konuşması ve bütünleşik olması büyük önem taşıyor.

Türkiye’de farkındalık yeni yeni oluşuyor

Son 10 yıldır ürün entegrasyonunun önemine dikkat çektiklerini, birin değil, unsurların birbiri ile iyi çalışmasının önemli olduğunu vurgulayan İlkem Özar’a göre, güvenlik söz konusu olduğunda, her şey bir takım oyunu. “Bilgiyi bütünleşik analiz etmek gerek. Uyarılar ancak böyle anlam kazanır” diyen Özar, toplantı sonrası sorularımızı yanıtladı:

Mobilitede güvenlik anlayışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bütünleşik hareket, doğru analiz herkesin ortak görüşü. Güvenlikte 2 gün sonra rapor çıkartan analiz programları var.  Oysa bunlar işe yaramıyor. Gerçek zamana yakın analiz ve sistemlerin birbiri ile konuşabilmesi önemli. Mobil cihazlar için de çözümler var. Ama kullanıcılar olarak da uyanık olmak gerek. Önemli çözümleri mutlaka yüklememiz, ama bazı aksiyonları alırken dikkatli olmamız lazım. Çünkü mobil cihazlarda çok fazla kişisel verimiz var. Herhangi bir mobil mağazadan bir uygulama yüklerken önümüze gelen her şeye izin vermememiz gerektiğini bilmeliyiz. Sonuçta o mağazaların da kontrolü bir yere kadar ve bizim de mutlaka kendi önlemlerimizi almamız, telefonda değerli veri taşıdığımızı bilmemiz ve buna uygun güvenlik önlemlerini almamız lazım.

Ortak platformu çok duyuyoruz. Peki ama farklı alanlarda rekabet eden şirketler işbirliğine ne kadar hazır?

Ana alanlarda çözümlerimiz var, ama bunları tamamlayıcı farklı güvenlik çözümleri bulunuyor. Security Connected ismini verdiğimiz platformumuz var. Birlikte çalıştığımız 100’ün üzerinde iş ortağımız ve verimli bir işbirliğimiz var, ama bunlar tamamlayıcı ürünler. Bizim önerdiğimiz çözüm ise farklı. Intel bir donanım üreticisi olarak Intel Security ile bir güvenlik platformu oluşturmaya yönelik vizyona sahip. Bu vizyonda biz de entegrasyon platformu oluşturduk. Hem kendi ürünlerimizin yeni versiyonlarını çıkarınca kullanacağız hem diğer firmalara da açacağımız bir platform bu. Burada tüm ürünlerin bu platforma entegre olup, bu platform üzerinden haberleşmesini sağlıyoruz. Önce kendi çözümlerimizi buraya entegre ettik. İkinci adımda, birlikte çalıştığımız iş ortaklarının çözümlerinin bu platforma entegrasyonu söz konusu. Üçüncü adımda ise isterse diğer firmalar da bu platformda kendi ürünlerini yaratarak entegre olabilirler. Bunun için API yapısını açık tuttuk. Teknoloji hayatımızda önemli bir yere sahip, ama gelişimle beraber entegre güvenlik de çok önemli hale geliyor. Biz de madem bütünleşik güvenliği sağlama konusunda çözümlerimizle lideriz, bize ek bir sorumluluk da düşüyor. Bu nedenle entegrasyon yapısını rakiplerimize de açmaya hazırız. Böylece gerçek anlamda entegre bir güvenlik yapısı kurulacak.

Türkiye pazarındaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de güvenlik piyasası iki yılda önemli gelişim sergiledi. Türkiye pazarına inanıyoruz. Her ölçekte şirkete göre çözümümüz var. Örneğin buluttan servis olarak alabilirler. Ayrıca önemli bir iş ortağı ekosistemimiz var ve sertifikasyonla, eğitimlerle bu ekosistemimizi daha da büyüttük. Rakiplerimizden önemli pazar alıyoruz. Büyük ölçekli şirketlerde farkındalık var ve gelişim sürecek. Birçok firmada farklı güvenlik birimleri oluşmaya başladı. Türkiye pazarının kendine has özellikleri var. Çok pazarlıkçı bir yapımız var tüm alımlarda. Oysa güvenlik alımlarında bir kurum kendisini gerçek anlamda güvenli hissedecek sistem yerine, daha ucuzunu tercih etmemeli. Güvenlik şakaya alınacak bir iş değil. Bütünleşik ve gerçekten en hızlı önlem alabilmeyi sağlayacak çözümler seçilmeli. Türk şirketlerinde biraz fazla fiyat hassasiyeti var. Diğer pazarlardan en önemli fark da bu. Ama son 2 senedir güvenlik pazarında, gerek yöneticilerin gerek kamu gerek özel sektörün güvenlik hassasiyetinin ve farkındalığının arttığını görüyoruz. Kötü örnekleri görerek bir öğrenme sürecimiz oluyor. Oysa bunları yaşamadan öğrenmek, siber saldırıya maruz kalındığında bunun farkında olup, olası bir saldırıda yaşanacak kaybın çok daha maliyetli olduğunu bilmek, sistemlerde bunun önlemini almak lazım. Burada sadece bilgi ve finansal kayıptan bahsetmiyoruz, prestij, güven ve emek kaybı da var. Bunları toparlamak, olası bir siber saldırının ardından çok daha zor. Son iki senedir farkındalık arttı, yeni yapılanmalar var. Şirketler güvenlik organizasyonlarını kurmaya başladılar ve güncel riskleri takip ediyor, güvenlik birimi oluşturuyor ve burası toplam bütünleşik bakış açısıyla ilerliyor. Kamuda birçok yeni projeler var ve onlarla beraber çalışıyoruz. Sonuçta herkesin verisi kendine önemli. Bizim çözümlerimiz ise tüm sektörlere yönelik, hem ölçek hem sektörel olarak spesifik, ihtiyaca göre uyarlanabilen çözümler.