“Önümüzdeki yeni konulara herkesten önce hazır olabilirsek, bu aslında bizim dijitalleşme sürecimizi hızlandıracaktır. Biz genellikle geriden geliyoruz. Geçen yıl bu zamanlar GenAI'yi (Generative AI – Üretici Yapay Zeka) konuşurken, artık Agentic AI'ı (Otonom Ajan Yapay Zeka – kendi başına karar verebilen yapay zeka) konuşuyoruz. Otonom bir karar verici istiyoruz. Buradan sonra da Humanoid dediğimiz insan benzeri yapıları bekleyeceğiz. Tüm bu gelişmeler, dönüşümdeki hangi döngüyü bize sunacak? Dijitalleşme ise, yeni nesilde hangi trendin bize faydalı olacağını yakalamaktır.
Yüz yıl önce hiçbir şirkette IT (Information Technology – Bilgi Teknolojileri) birimi yokken, şimdi yüzlerce kişilik ekipler var. Yapay zeka kullanmak ölçek sağlıyor, çünkü bizler kısıtlı bir kaynağız. Yapay zeka kullanımı, dijitalleşme ve teknoloji ise bu ölçeği büyütüyor. Hız, bir çeşit risk içeren bir kelimedir. Bir saatte yaptığımız işi bir saniyede yaparak, işi serileştiriyor ve verimi artırıyor. En azından verimsizliği çabuk görüyorsunuz.
Self-Service IT (Kendi Kendine Hizmet Veren Bilgi Teknolojileri – teknik destek ya da çözüm üretimini son kullanıcının yapabildiği sistemler) gelişiyor. Teknik gücünüzle bir yere kadar gelebilirsiniz; ancak iş bilgisi gücünüz ve değer yaratma gücünüz sizi öne çıkarmalı. Bu durumda, daha değerli işlere vakit ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Düşünme operasyonu pahalı bir iş. Düşünmeyi bırakmamamız lazım. Doğru düşünmemiz, doğru hesaplamamız ve doğru şekilde anlaşmamız gerekiyor.
Verinin demokratikleştiğini ve liberalleştiğini düşünüyorum. Veri artık sadece bir departmanın kontrolünden çıkmaya başlıyor. Dolayısıyla manipülasyondan da uzaklaşıyor. Veri paylaşımı ve etik konusunun da çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Low-code (az kod – az yazılım bilgisiyle uygulama geliştirme) başlığında Mendix (bir low-code yazılım geliştirme platformu) kullanıyoruz. Son olarak, yapay zeka okuryazarlığının artması gerektiğini düşünüyorum.”