Çekirdek ve işlemci teknolojilerinin hızla değiştiğini belirten Erbaş, dünyanın en iyi beş süper bilgisayarının dördünde AMD teknolojilerinin kullanıldığını da söyledi. AMD olarak Vision Programı’nı başlattıklarının da altını çizen Erbaş, “Kendimizi son kullanıcı tarafında daha rahat ifade edebilmek adına başlattığımız bir program AMD Vision. Her zaman otomobil örneğini veriyorum. Nasıl otomobil alırken motorunun, bujisinin ya da balatalarının markasına değil ana üreticisine bakıyoruz, işte bunun bilgisayar tarafında da hayata geçirmek istiyoruz. Kısaca kullanıcıların kendi ihtiyaçlarını tanıyıp bu ihtiyaçları çerçevesinde ürünler seçmelerini hedefliyoruz. Bunu perakende pazarda ve Fusion Partner Program ile de kanal tarafında anlatmaya çalışıyoruz” dedi.
Kamu tarafı çetrefilli
Kamu tarafında bazı engelleri zor da olsa aşmayı başardıklarına değinen Bahadır Erbaş, sözlerine şöyle son verdi:
“Uzun uğraşlar sonunda kamu tarafında ihalelere girmeyi başardık. Hatta aldığımız büyük bir ihale de oldu. Ancak bir senedir bu projeyi bitirmeye çalışıyoruz. Umarım tüm sorunları ortadan kaldırıp bu projeyi tamamlayacağız ve sonrasında da Ankara tarafında daha güçlü olabilmek adına çaba sarf etmeye devam edeceğiz.”
Altı çekirdek masaüstündeIntel ile karşılıklı lisans anlaşması yaptıklarını ve aradaki sorunu sulh yoluyla çözdüklerinin altını çizen Erbaş, “Intel’den 1,25 milyar dolarlık bir ödeme geldi. ATI tarafında da 5900 serisiyle iyi bir ivme yakaladığımıza inanıyorum. Ayrıca altı çekirdekli Phenom işlemcileri piyasaya sunduk. Altı çekirdeğin getirdiği avantajları da masaüstü tarafında sunmuş olduk. Altı çekirdek desteğini sunucu tarafında daha önce İstanbul kod adlı işlemcilerimizle sağlamıştık. Artık bu teknoloji masaüstünde de var diyebiliriz. Unutmadan İstanbul kod adlı ürünümüzün yeni adı Magny Course oldu. AMD, Formula1 yarışı yapılan pist ve şehir isimlerini ürünlerinde kullanmaya devam ediyor diyebilirim” şeklinde konuştu.