2026 yılında Türkiye pazarındaki konumunu kurumsal projelerle güçlendiren QNAP, veri depolama ve yedekleme çözümlerinin ötesine geçerek siber dayanıklılık, yüksek erişilebilirlik ve yapay zekâ altyapılarına odaklanıyor. Fidye yazılımı saldırılarına karşı değiştirilemez yedekleme çözümleri, petabayt ölçeğinde depolama platformları ve GPU destekli edge AI sistemleriyle kurumların değişen ihtiyaçlarına yanıt veriyor. QNAP Türkiye Ülke Yöneticisi İsmail Doğan, Türkiye'de büyümeyi KOBİ segmentindeki gücünü koruyarak orta ve üst segmentte sürdürmeyi hedeflediklerini belirtti ve sorularımızı yanıtladı:
QNAP'in Türkiye operasyonları açısından 2026 nasıl geçiyor? Hangi başlıklar öne çıkıyor?
2026 yılı QNAP Türkiye için konumlanmamızın belirgin şekilde değiştiği bir yıl oldu. Uzun yıllar KOBİ’lerin dosya paylaşımı ve yedekleme ihtiyacını karşılayan bir marka olarak biliniyorduk. Bu yıl ise kurumsal projelerde yüksek erişilebilirlik, siber dayanıklılık, petabyte ölçekli depolama ve yapay zekâ altyapısı başlıklarıyla çok daha sık müşterilerimiz ile bir araya geldik. Bu değişimi küresel pazardaki konumumuz ve veri pazarındaki değişim de destekliyor. Araştırma şirketlerinin güncel verilerine de baktığımızda harici kurumsal depolama pazarı 2026'nın ikinci çeyreğinde yıllık %33,6 büyümüş görünüyor. Orta ve Doğu Avrupa %54'ü aşan büyümeyle en hızlı büyüyen bölgelerden biri. Türkiye'de de bu yıl gerçekleştirdiğimiz ürün konumlamalarımız ve bitirdiğimiz büyük ölçekli projelerimiz sonrası benzer bir ivme görüyoruz. Türkiye büyük bir ülke olduğundan ve QNAP olarak çözüm esnekliği gücümüz ile her ihtiyaca yönelik ürün konumlaması yapabildiğimiz için geçmiş yıllardan gelen tecrübemiz ve mevcut müşteri portföyümüze eklenen daha büyük ölçekli müşterilerimiz ile 2026 yılını daha verimli ve daha güzel geçiriyoruz.
Bu yıl müşterilerimiz ile daha çok fidye yazılımına karşı değiştirilemez (immutable) yedekleme, sanallaştırma geçiş projeleri, bulut maliyetleri nedeniyle verinin yeniden şirket içine taşınması, iş sürekliliği için mimari değişikleri ve şirket içinde çalışacak özel yapay zekâ (private AI) projeleri için storage konumlamaları oldu.
Türkiye'de veri depolama, yedekleme ve veri yönetimi çözümlerine yönelik talep nasıl değişiyor? En fazla hangi sektörlerden talep alıyorsunuz?
Aslında geçmişe göre bugünü değerlendirdiğimizde talebin niteliği değişiyor. Birkaç yıl önce müşterilerimiz ile genelde ‘şu kadar Terabyte verimiz var yedekleme çözümü tarafında ya da depolama çözümü tarafında ne yapabiliriz’ i konuşurken, bugün ise ‘saldırıya uğrarsam kaç dakikada nasıl geri dönebilirim’, ‘siber dayanıklılık çözümleri tarafında ne tür önlemler alabilirim’, ‘verim nerede duruyor ve KVKK'ya uygun mu?’ gibi sorular soruluyor. Kapasite hâlâ önemli ama artık tek başına satın alma gerekçesi olmaktan çıkmış durumda. Artık müşterilerimiz karar verirken sahip olunan veriyi ne kadar koruyabiliyoruz, maksimum iş sürekliliğini sağlayabiliyor muyuz’a odaklanıyor. Diğer bir önemli değişim ise bulut depolama maliyetlerinin beklentinin üzerine çıkması. Alt yapı yetersizliği nedeni ile de hibrit yapılara yönelim hızlanmış durumda.
Ürün yelpazesi olarak çok esnek çözümlere sahip olduğumuz için aslında biz veri olan her bir ihtiyaca çözüm üretebiliyoruz. Son dönemde özellikle ev kullanıcıları tarafından talep artışı çok fazla. Çünkü sunmuş olduğumuz birçok ücretsiz servis ile farklı çözümlere bağımlılığı ortadan kaldırıyor, hepsi bir arada çözüm sunuyoruz. Sektörel olarak baktığımızda medya ve yayıncılık, sağlık, eğitim, üretim, perakende, özel şirketler ve kamu tarafında çok çalışıyoruz.
Türkiye pazarındaki büyüme hedefleriniz neler?
Büyümeyi KOBİ'deki gücümüzü koruyarak orta ve üst segmentte devam ettirmeyi planlıyoruz. Ürün tarafında üç ana gruba odaklanmış durumdayız. Birincisi ZFS tabanlı QuTS hero ile çalışan all-flash ve hibrit kurumsal NAS'lar, diğer taraftan çift kontrollü yüksek erişilebilirlik çözümleri. İkinci olarak petabayt ölçeğine kadar büyüyebilen scale-up ve QuTS mega scale-out platformlarımız. Üçüncüsü ise GPU destekli edge AI depolama çözümlerimiz. Bunlara HDP for Business gibi yedekleme yazılımlarımızı ve myQNAPcloud One bulut servisimizi de ekliyoruz.
Kurumların ürettiği veri miktarı hızla artarken NAS çözümleri nasıl bir rol üstleniyor?
Araştırma şirketlerinin verilerine göre dünyada üretilen yıllık veri miktarı 2010'da yaklaşık 2 zettabayt iken, bugün 180 zettabayt seviyesine yaklaştı. Yine araştırma sonuçlarına göre depolanan verinin yaklaşık %78'i doküman, video, görüntü ve log gibi yapılandırılmamış veriler. Bu verinin doğal adresi de dosya ve nesne tabanlı depolama, yani NAS oluyor.
Geçmişte ağ üzerinden çalışan bir veri alanı anlayışı varken, bugün dosya paylaşımı, depolama, hybrid mimari, sanallaştırma için blok depolama, S3 uyumlu nesne depolama, bulut yedekleme hedefi, gözetim kayıt sunucusu ve yapay zekâ veri kaynağı olarak çalışabiliyor. QNAP olarak bu rolü uçtan uca hem yazılımsal hem donanımsal olarak ele alıyoruz. Tek bir NAS ile başlayan kurum, ihtiyacı büyüdüğünde 96 düğüme kadar ölçeklenen QuTS mega kümelerine aynı yönetim mantığıyla geçebiliyor. Bu büyük bir esneklik. Ayrıca global markaların çözümleri ile bütçesel açıdan karşılaştırıldığında NAS’ın en güçlü yanlarından biri de hemen hemen tüm kurumsal servisleri müşterilerin ücretsiz sunarak bütçe dostu çözümler üretmesi.
QNAP çözümleri kurumların verilerini tehditlere karşı korumasına nasıl yardımcı oluyor?
Veri şirketlerin en değerli varlığı olduğu için fidye yazılımı saldırganları artık ilk olarak yedekleri veya yedekleme çözümlerini hedef alıyor. Global bir backup yazılımı şirketinin araştırmasına göre saldırıların %93'ünde yedekleme depoları hedefleniyor. Bu yüzden koruma yaklaşımımızı önle, koru ve kurtar olmak üzere üç katmanda kurguluyoruz.
Önleme katmanında, NAS'ın içine yerleştirdiğimiz ağ tespit ve yanıt çözümü ADRA NDR X, iç ağdaki yanal hareketi tespit ediyor. Bunu Security Center, Malware Remover, güvenlik duvarı ve çok faktörlü kimlik doğrulama tamamlıyor. Koruma katmanında süreli olarak kilitlenen değiştirilemez snapshot'lar ve WORM klasörler, bir saldırgan yönetici yetkisi ele geçirse bile kurtarma noktalarının silinmesini engelliyor. Kurtarma katmanında ise snapshot'lardan dakikalar içinde geri dönüş mümkün. Ücretsiz sunduğumuz yüksek erişebilirlik servislerimiz ise aipgap+ mimari çözümlerimiz ile müşterilerimizin iş sürekliliklerini kesintisiz sağlayabilmelerine destek oluyoruz.
İş sürekliliğini sağlamak isteyen işletmeler nasıl bir veri koruma mimarisi oluşturmalı?
Eskiden ‘yedeğimiz var mı?’ sorusu önemliydi, şimdi ‘ne kadar veri ve ne kadar zaman kaybetmeyi göze alabilirsiniz?’ sorusu kıymetli. Bu iki sorunun cevabı RPO ve RTO hedeflerini, bu hedefler de mimariyi belirliyor. Referans olarak 3-2-1-1-0 kuralını öneriyoruz. Üç kopya, iki farklı ortam, bir kopya lokasyon dışında, bir kopya değiştirilemez ya da ağdan izole ve sıfır hata, yani düzenli olarak test edilip doğrulanmış kurtarma.
Pratikte bu, birincil depolamada yüksek erişilebilirlik demek. Çift kontrollü sistemlerimizde geçiş 30 saniyenin, iki NAS'lı HA çözümümüzde 90 saniyenin altında. Ayrı bir değiştirilemez yedek deposu ve bulutta ya da ikinci bir lokasyonda bir kopya gerekiyor. En sık gördüğümüz hata ise kurtarma testinin hiç yapılmaması. Yedek, ancak geri dönülebildiği kanıtlandığında bir yedektir.
Verilerin kurum içinde, özel bulutta veya farklı platformlarda tutulduğu yapılarda güvenlik ve erişim yönetimi nasıl sağlanmalı?
Hibrit yapılarda temel ilke, veri nerede olursa olsun kimliğin, yetkinin ve denetimin tek bir merkezden yönetilmesi. QNAP sistemleri Active Directory ve LDAP ile entegre çalışıyor. Paylaşım ve klasör düzeyinde ayrıntılı yetkilendirme (ACL), çok faktörlü kimlik doğrulama, SMB 3 şifreleme ve imzalama, birim düzeyinde şifreleme ve ayrıntılı erişim günlükleri sunuyor.
Farklı lokasyonları QuWAN SD-WAN ile şifreli tünellerle bağlıyoruz. Çok sayıda cihaz ve lokasyonu yöneten kurumlar ve MSP'ler için Organization Center ile organizasyon, site ve yönetici hiyerarşisinde rol bazlı merkezi yönetim sağlıyoruz. Bulut tarafında HybridMount ve Hybrid Backup Sync ile 40'tan fazla genel bulut hizmetine bağlanabiliyoruz. myQNAPcloud One ise nesne kilidi destekli, 13 küresel veri merkezinde hizmet veren bir bulut seçeneği sunuyor. Böylece kurum, KVKK gereği hassas veriyi şirket içinde tutarken diğer kopyaları kontrollü şekilde buluta taşıyabiliyor.
QNAP'ın yapay zekâ odaklı çözümleri ve bu alandaki yol haritası hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Yapay zekâ stratejimizi iki eksende kuruyoruz. Yapay zekâ için depolama ve depolama için yapay zekâ. İlk eksende, kurumların verilerini dışarı göndermeden şirket içinde büyük dil modelleri ve RAG uygulamaları çalıştırmasını sağlıyoruz. QAI-h1290FX edge AI sunucumuz NVMe depolamayı NVIDIA RTX PRO Blackwell GPU seçenekleriyle bir araya getiriyor. Ollama, vLLM, OpenWebUI, AnythingLLM ve n8n gibi araçlar tek tıkla kurulabiliyor.
İkinci eksende yapay zekâyı yönetim ve veri keşfi için kullanıyoruz. MCP Assistant, Model Context Protocol standardı üzerinden Claude ve Copilot gibi yapay zekâ asistanlarının NAS'ı doğal dille yönetmesine imkân veriyor. QuAgent sohbet tabanlı bir yönetim ajanı. Qsirch ise doküman ve medyada anlamsal arama yapıyor. Global bir araştırma şirketi 2028'e kadar kurumların %20'sinin otonom, ajan tabanlı depolama yönetimine geçeceğini öngörüyor bizde yol haritamızı bu yönde ilerletiyoruz.
Türkiye'deki iş ortağı ve kanal ekosisteminizi nasıl yapılandırıyorsunuz?
QNAP Türkiye olarak %100 kanal odaklı bir modelle çalışıyoruz. Yapımız yetkili distribütörler, alt distribütörler, bayiler ve sistem entegratörlerinden oluşuyor. Son dönemde ekosisteme yönetilen hizmet sağlayıcılar ve bulut servis sağlayıcıları da katılıyor. İş ortaklarımızın değer önerisi yalnızca donanım satışına dayanmasın istiyoruz. Bu yüzden teknik ön satış desteği, demo ve POC imkânları, sektörel çözüm eğitimleri ve son kullanıcıya yönelik ortak pazarlama faaliyetleriyle onları destekliyoruz. Müşterinin mevcut yatırımını koruyabilmek de bu süreçte önemli bir avantaj.
QNAP'ın Türkiye pazarında hedefleri nedir?
Orta vadede amacımız, QNAP'in Türkiye'de bir NAS üreticisi olarak değil, uçtan uca veri altyapısı ve siber dayanıklılık çözüm ortağı olarak tanınması. Ürün tarafında yüksek erişilebilirlik, scale-out ve edge AI ürünlerimizi Türkiye'de referans projelerle konumlandırmayı hedefliyoruz. HDP for Business ve myQNAPcloud One gibi yazılım ve servisler genişledikçe abonelik tabanlı gelir modellerini de iş ortaklarımızla birlikte büyütmek istiyoruz.