Göreve göre özelleştirilmiş eğitim modelleri sunulmalı
Başta hekimler olmak üzere iş yapış şekilleri değişmeye başlayan sağlık çalışanlarının değişimin liderleri olarak etkin rol alması gerektiğinin dile getirildiği toplantıda, sektörün bu değişim liderlerini eğitmesinin şart olduğu vurgulandı. Eğitim noktasında tedarikçisinden analizcisine, hemşiresinden hekimine ve evde bakım verenine kadar her aşamadaki sağlık personeli için özelleştirilmiş eğitim modelleri hazırlanması gerektiğinin altının çizildiği toplantıda, modelin doğru kurgulanmasının büyük önem taşıdığı vurgulandı. Henüz bu eğitim ağacı modelinin oluşturulmadığına da dikkat çekildi. Değişimin yönetimi için bunun şart olduğu dile getirilirken bu eğitimlerde ayrıca kamu, endüstri ve sektör tarafının ayrı ayrı ele alınması gerektiği ve bunların da ağacın farklı dallarına yerleştirilmesi gereği vurgulandı. Sağlık personeli tarafında özellikle doktor ve hemşirelerin özel olarak tıp bilişimi dersi almasının büyük önem taşıdığının da ifade edildiği toplantıda, bu konuda YÖK’ün de görev üstlenmesi gerektiği dile getirildi.
Sağlık enformasyon yönetimi profesyonelleri yetiştirilmeli
Toplantıda saptanan bir başka önemli nokta da Türkiye’ye henüz girmemiş olan ‘sağlık enformasyon yönetimi’ konusu oldu. Bu konunun e-sağlık için yol katetmiş ülkeler için çok önemli bir başlık olduğunun altı çizilirken yurtdışında ‘sağlık enformasyon direktörü’ olarak anılan bir meslek grubunun bulunduğu belirtildi. Türkiye’de bu şekilde bir meslek grubu oluşturulması gerektiğinin de vurgulandığı toplantıda, Sağlık Bakanlığı’nın sağlık enformasyon profesyonelleri yetiştirmek üzere harekete geçmesi istendi.
Sağlık çalışanı bilişime yaklaştırılmalı
Toplantıda ayrıca, karar destek sistemlerine katkı sağlayan hastane otomasyon yazılımlarının başarısının büyük oranda kullanıcılara bağlı olarak şekillendiğine de dikkat çekildi. İstenen sistemler oluşturulsa bile sistemlerin son kullanıcı olan hekim ve hemşirelerin doğru kullanımı ölçüsünde sonuç verdiğinin de vurgulandığı toplantıda, hem uyumun hem de doğru kullanımın bu noktada ana kriterler olduğu belirtildi. Dünyadaki e-sağlık projelerinde hekim ve hemşirelerin bilişim yetenekleri yetersiz kalabildiğine de değinilen etkinlikte, sistemlerin başarılı olmasında yüzde 70 son kullanıcı uyumu, yüzde 13 organizasyonel yapı, yüzde 1’lik bir oranında da programdan kaynaklandığına dikkat çekildi. Bu noktada sağlık çalışanlarının bilişime daha yakın olmalarının sağlanması gerektiğinin altı çizilirken değişen sisteme ayak uydurabilmek için sağlık personelinin teknoloji kullanımı konusunda performans sistemi oluşturularak desteklenmesi ve özendirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu konunun bir uzantısı olarak da sağlık kurumlarında bilginin üretildiği anda sisteme üreten kişi tarafından geçirilmesinin de büyük önem taşıdığı ifade edildi. Değişen sağlık sisteminde hemşirelerin etkinleşen rolünün de ele alındığı toplantıda sistemlerin son kullanıcısı olarak hemşirelerin de bilişim konusunda daha donanımlı hale gelmesinin önem kazandığı ve karar destek sistemlerindeki varlıkları düşünülerek hem sunulan teknoloji çözümleri hem de verilen eğitimler konusunda özel olarak konumlandırılmaları gerektiğine de vurgu yapıldı.