Sağlık teknolojilerinde sistemlerin gerçek performansı; sahip oldukları bilişim çözümlerinin içeriği, hızı ve diğer sistemler ile etkileşimi sayesinde en üst seviye ulaşabiliyor. Geçmişte sadece kendi başına çalışıp veri üreten sistemlerin, günümüzde kurum içerisindeki tüm bilişim altyapısı ile entegre olması gerekiyor. Üstelik, bu sistemler içerisinde önceden ağırlıklı olarak donanım alanında olan yenilikler, şu an yazılım alanına kaymış durumda. Çok kısa bir süre içerisinde, önce ülke düzeyinde, sonra da global seviyede medikal cihazların birbirleri ile etkileşimini göreceğiz. Bütün bu gelişmeler, sağlık kurumlarının en büyük yatırımı olan sağlık teknolojilerinin verimliliğini ve etkinliğini en üst düzeye çıkartacaktır.
“Kişiler ve kurumlar, hayatın akışındaki her veriyi yönetme konusunda söz ve yetki sahibi. Fakat günümüzde yönetemediğimiz tek veri, sağlıkla ilgili verilerimiz” diyen Ömer Demir, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bu veriler, bize ait olmalarına rağmen kurumlarda kalıyor. Fakat sağlık teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte, kişilere ait olan sağlık verilerinin her ortamda ulaşılabilir olması beklentisi doğacak ve sonraki süreçte ise kişiler kendi sağlıklarını yönetmek isteyecekler. Bu durumda verilerin güvenli aktarımı, saklanması ve işlenmesi konusunda gerek sağlık kurumu düzeyinde gerekse ulusal seviyede düzenlemelere ihtiyaç duyulacak.”