Bilgi Güvenliği Derneği tarafından bu yıl 19’uncusu düzenlenen Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı (ISC Türkiye 2026), 20-21 Ekim 2026 tarihlerinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığının katkı ve desteğiyle düzenlenen konferans, “Yeni Dünya Düzeninde Siber Savaşlar” ana temasıyla kamu, askerî kurumlar, akademi ve özel sektörden üst düzey temsilcileri, uzmanları ve araştırmacıları bir araya getirdi. İki gün boyunca 2.000’in üzerinde katılımcının yer aldığı konferans, siber güvenliğin ulusal güvenlik, savunma, teknoloji ve uluslararası rekabet açısından taşıdığı stratejik önemi ortaya koydu.

Konferansın açılışında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal ve BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit başta olmak üzere kamu ve güvenlik kurumlarının üst düzey temsilcileri, üniversite yöneticileri, akademisyenler ve sektör temsilcileri yer aldı. Açılış programına ayrıca, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ve Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan katıldı.
Kamu ve askerî kurumların üst düzey temsilcileriyle akademi ve özel sektörü aynı platformda buluşturan konferans, Türkiye’nin siber güvenlik kapasitesinin geliştirilmesi, kritik altyapıların korunması ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir buluşma niteliği taşıdı.
Siber güç ve stratejik bağımsızlık
Dijital teknolojilerin ülkelerin ekonomik, siyasi ve askerî gücünde belirleyici hâle gelmesiyle birlikte siber uzay, küresel güç mücadelesinin en kritik alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Kritik altyapılara yönelik siber saldırılar, dijital casusluk faaliyetleri, veri güvenliği ihlalleri ve gelişmiş teknolojilerin savunma alanındaki kullanımı, ülkelerin ulusal güvenlik stratejilerini doğrudan etkiliyor.
ISC Türkiye 2026’nın ana teması olan “Yeni Dünya Düzeninde Siber Savaşlar”, bu dönüşümü teknik, stratejik ve jeopolitik boyutlarıyla ele aldı. Konferansta siber tehditlerin değişen niteliği, ulusal siber güvenlik stratejileri, kritik altyapıların korunması, kriptolojinin stratejik önemi ve Türkiye’nin siber güvenlik kapasitesinin geliştirilmesi gibi konular öne çıktı.
Konferans, siber güvenliğin yalnızca teknik bir savunma alanı olmadığını; ulusal egemenlik, ekonomik güvenlik, savunma, diplomasi ve teknolojik bağımsızlıkla doğrudan ilişkili stratejik bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Üç temel başlıkta siber güvenlik gündemi
Konferans programı, değişen küresel güvenlik ortamında siber tehditlere karşı geliştirilecek yaklaşımları üç temel başlık altında ele aldı:
Siber Dayanıklılık ve Caydırıcılık: Siber saldırılara karşı hazırlıklı olma, tehditleri tespit etme, saldırılara etkin biçimde müdahale etme ve kritik sistemlerin sürekliliğini sağlama.
Platform Siber Güvenliği: Dijital platformların, iletişim sistemlerinin ve stratejik teknoloji altyapılarının güvenliğinin güçlendirilmesi.
Küresel Rekabette Teknoloji Savaşları ve Siber Casusluk: Teknolojik üstünlük mücadelesi, siber istihbarat, bilgi güvenliği ve dijital egemenlik konularının değerlendirilmesi.
Bu başlıklar kapsamında kamu kurumlarının, güvenlik birimlerinin, savunma sanayisinin, üniversitelerin ve özel sektörün siber güvenlik alanındaki sorumlulukları ve iş birliği imkânları gündeme geldi.
Kamu, savunma sanayisi ve özel sektör bir arada

Konferansın oturumları, siber güvenliğin farklı sektörler açısından taşıdığı önemi ortaya koydu. “Siber Dayanıklılık ve Caydırıcılık” başlıklı oturumda kamu yönetimi, güvenlik birimleri ve telekomünikasyon sektörünün siber tehditlerle mücadeledeki rolleri ele alındı. Siber saldırılara karşı hazırlıklı olma, operasyonel sürekliliği sağlama ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, ulusal siber dayanıklılığın temel unsurları olarak öne çıktı. “Platform Siber Güvenliği” oturumu, savunma sanayisi ve stratejik bilişim altyapılarının korunmasına odaklandı. Aselsan, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Türksat ve Havelsan gibi kurum ve kuruluşların temsil edildiği program, kritik teknolojilerin güvenliği ve Türkiye’nin stratejik sistemlerinin korunması konularını gündeme taşıdı.
“Küresel Rekabette Teknoloji Savaşları ve Siber Casusluk” başlıklı oturumda ise teknolojik üstünlük mücadelesinin siber boyutu, dijital istihbarat faaliyetleri ve küresel rekabet ortamında bilginin korunmasının önemi ele alındı. Farklı sektörlerden uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen oturumlar, siber güvenlikte etkili sonuçlara ulaşmanın yalnızca teknolojik çözümlerle değil, güçlü koordinasyon ve ortak bir güvenlik yaklaşımıyla mümkün olduğunu gösterdi.
Yapay zekâ ve yeni tehditler
Konferansın ikinci gününde gerçekleştirilen “Süper Zekâ Çağında Siber Güvenlik Çalıştayı”, yapay zekâ teknolojilerinin siber güvenlik alanında oluşturduğu fırsatları ve riskleri gündeme taşıdı. Yapay zekâ destekli saldırılar, yeni nesil tehdit tespit mekanizmaları, etmen yapay zekâ sistemlerinin güvenliği ve 6G çağında ortaya çıkabilecek riskler, çalıştayın öne çıkan konuları arasında yer aldı. Yapay zekânın hem saldırı hem de savunma kapasitesini dönüştürdüğü günümüzde, güvenli teknoloji geliştirme süreçlerinin ve proaktif savunma yaklaşımlarının önemi değerlendirildi.
Konferansın eğitim programında bilgi güvenliği yönetimi, DevSecOps ve veri sızdırma vakalarının adli bilişim perspektifiyle incelenmesi gibi uygulamaya dönük başlıklara da yer verildi. Böylece stratejik değerlendirmelerin yanı sıra teknik uzmanlık ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi de desteklendi.
Akademik araştırmalar ve kriptolojinin geleceği
ISC Türkiye 2026, bilimsel araştırmaların ve teknolojik yeniliklerin paylaşılmasına imkân sağlayan akademik programıyla da dikkat çekti. Akademik oturumlarda kriptografi, kuantum sonrası kriptografi, blokzincir, yapay zekâ destekli siber güvenlik, ağ güvenliği, kimlik doğrulama ve güvenli sistem tasarımı gibi alanlardaki çalışmalar ele alındı.
Kuantum bilgisayarların mevcut kriptografik sistemler üzerindeki olası etkileri ve kuantum sonrası kriptografik yöntemlerin geliştirilmesi, geleceğin güvenli iletişim altyapıları açısından önem taşıyan konular arasında yer aldı. Yapay zekâ destekli tehdit tespiti, güvenli dijital kimlik mekanizmaları ve yeni nesil haberleşme altyapılarının korunması da bilimsel ve teknolojik gündemin önemli başlıklarını oluşturdu.
Konferans kapsamındaki davetli konuşmacı oturumunda, Finlandiya'daki LUT Üniversitesi'nden Prof. Dr. Najmul Islam “Blockchain Tabanlı Sistemlerin Sorumlu, Güvenilir ve Yasal Tasarımı ve Kullanımı” başlıklı sunumunda, blokzincir tabanlı sistemlerin sorumlu, güvenilir ve hukuka uygun tasarımı ve kullanımı üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Akademik program, üniversitelerde üretilen bilimsel bilginin kamu kurumları ve sektörün uygulama deneyimiyle buluşmasına katkı sağlarken araştırmacılar, uzmanlar ve teknoloji geliştiricileri arasındaki bilgi alışverişini destekledi.
Siber güvenliğe katkı sunan çalışmalar ödüllendirildi

Konferans kapsamında gerçekleştirilen Siber Güvenlik Üstün Hizmet Ödülleri ve plaket töreni, siber güvenlik alanına katkı sunan kişi ve kurumların çalışmalarının takdir edilmesi açısından programın önemli bölümlerinden biri oldu.
7 daldaki ödüller,
Kurumsal dalda ’a;
Medya dalında Murat GÖÇE BTHaber’e,
Özel firma dalında CberWise Genel Müdürü Aret KILLIOĞLU’na verildi.
Bilgi güvenliği alanında bilgi birikiminin geliştirilmesi, uzmanlığın yaygınlaştırılması ve Türkiye’nin siber güvenlik kapasitesine katkı sağlayan çalışmaların görünür kılınması, sektörün gelişimi açısından önem taşıyor.
Ödül ve plaket töreni, siber güvenlik alanında emek veren uzmanların ve kurumların katkılarının takdir edilmesine ve mesleki farkındalığın güçlendirilmesine yönelik anlamlı bir buluşma niteliği taşıdı.
Siber güvenlik ekosistemine katkı
2007 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı, Türkiye’de bilgi güvenliği ve kriptoloji alanlarında bilimsel çalışmaların paylaşılmasına, sektörün gelişimine ve farklı paydaşlar arasında iş birliğinin kurulmasına katkı sağlıyor.
Bilgi Güvenliği Derneği öncülüğünde düzenlenen konferans; üniversiteleri, kamu kurumlarını, savunma ve güvenlik alanındaki paydaşları, araştırmacıları ve özel sektör temsilcilerini ortak bir platformda buluşturuyor.
Bu yıl 19’uncusu düzenlenen ve 2.000’in üzerinde katılımcıyı bir araya getiren ISC Türkiye 2026, siber tehditlerin giderek karmaşıklaştığı bir dönemde Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik kapasitesinin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının desteklenmesi ve üniversite-kamu-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi yönündeki ihtiyacı bir kez daha ortaya koydu.
Konferansın ortaya koyduğu temel yaklaşım, dijital geleceğin güvenliğinin güçlü kurumsal iş birliği, bilimsel araştırma, nitelikli insan kaynağı ve sürdürülebilir güvenlik politikalarıyla mümkün olacağı yönünde şekillendi.