Handan Aybars

Metin Yazarı

Tunçmatik, Avrupa merkezli büyüme stratejisine odaklanıyor

4 dakika okuma süresi.
43

Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer, “Elektrik enerjisindeki sorunlara çözüm üretmek bizim için 56 yıldır değişmeyen bir misyon. Televizyonların ilk kez evlere girdiği dönemde voltaj sorunu çözümleriyle sektöre giriş yapan şirket, 1980’lerde enerji darboğazında alternatör ve jeneratör üretimine yöneldi. 1990’larda bilgisayarların yaygınlaşmasıyla UPS üretimine başladı. 2000’li yıllarda güneş enerjisine odaklanarak Türkiye’nin ilk büyük GES projelerine imza attı. Bugün ise elektrikli araç şarj teknolojilerinde Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip yerli üreticilerinden biri olarak büyüyor" dedi.

EPDK lisanslı şarj ağı işletmecisi Tunçmatik Charge Teknolojileri A.Ş., halihazırda Türkiye genelinde 30'a yakın şehirde 380’in üzerinde noktada hizmet veriyor. Şirket, 2026’da ise 1.000’in üzerinde istasyona ulaşmayı hedefliyor. Doğru lokasyon seçimi, kesintisiz hizmet, verimlilik ve uzun vadeli işletme kabiliyeti Tunçmatik’in temel stratejisini oluşturuyor. 

 

Bulgaristan’da şirket kuruldu

Tunçmatik’in Avrupa’da yükselen talebi karşılamak ve bölgesel operasyonlarını güçlendirmek amacıyla Bulgaristan’da şirket kuruluşunu tamamlaması, uluslararası büyüme stratejisinin en kritik adımı olarak konumlanıyor. Bu yeni yapılanma, Tunçmatik’in Avrupa’daki müşterilerine daha hızlı, doğrudan ve sürdürülebilir hizmet sunmasını sağlayacak bir operasyon üssü niteliği taşıyor.

Tunçmatik bugüne kadar İtalya’nın Messina ve Napoli belediyeleri için kurduğu elektrikli araç şarj altyapılarıyla Avrupa’da önemli referanslar elde etti. Aynı şekilde Afrika’da global bir otomotiv markasına sağladığı tedarik desteği de şirketin uluslararası kalite standartlarını ve teknolojik yeterliliğini ortaya koydu. Bulgaristan yapılanması ise bu güçlü referansların üzerine inşa edilerek Tunçmatik’in Avrupa pazarındaki varlığını daha sistematik, daha hızlı ve daha rekabetçi bir modele taşıyor.

 

Türkiye, elektrikli araç dönüşümünde öne çıkıyor

Elektrikli araç sahipliği Türkiye’de dünya ortalamasının üzerinde bir hızla büyüyor. Satılan her 100 yeni aracın yaklaşık 20’sinin elektrikli olması, şarj altyapısının önemini artırıyor. Bu hızlı büyüme, sektör içinde teknik yeterliliği olmayan firmaların elenmesini de beraberinde getiriyor. Mehmet Özer, sektörün gerektirdiği derin uzmanlık ve yatırım ihtiyacına dikkat çekerek, “Bu iş sadece donanım kurmak değildir; güçlü finansal yapı, teknik uzmanlık, Ar-Ge, servis kabiliyeti ve sürdürülebilir yatırım vizyonu gerektirir” dedi. Tunçmatik’in dünyanın yaklaşık 30 ülkesine ürün ihraç eden bir marka olduğunu ifade eden Özer, sektördeki dönüşüme göre şirketin hedeflerini de yeniledikleri ifade etti ve şöyle konuştu: 

“Hibrit solar inverterler ve lityum bataryalarla enerji bağımsız evler artık mümkün hale geldi. İnsanların şebekeye bağımlılığının azaldığı, kendi elektriğini üreten, depolayan ve yöneten yapıların yaygınlaştığı bir döneme giriyoruz. Bu yalnızca konutlar için değil; işletmeler, sanayi tesisleri ve lojistik merkezleri için de geçerli olacak. İnsanlar artık bağımlılıktan hoşlanmıyor. Elektrikli araç dönüşümü binek otomobillerle sınırlı kalmayacak. Yakında otobüs ve kamyon filolarında, liman ve marina uygulamalarında, maden ve endüstriyel sahalarda elektrikli taşıtların ve onlara özel şarj çözümlerinin hızla arttığını göreceğiz. Bugün elektrikli tekneler piyasada, elektrikli uçak çalışmalarında ise büyük ilerleme var. Şarj işi artık sadece aracı fişe takmak değil. Enerji yönetimi, filo optimizasyonu, yazılım ve veri analitiği ile iç içe bir yapıya dönüşüyor. Elektriğin üretimi, depolanması, kalitesi, güvenliği ve akıllı yönetimi önümüzdeki yılların en stratejik başlıkları olacak. Tunçmatik olarak biz de bu resimde güvenli, akıllı ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle hem Türkiye’de hem uluslararası pazarlarda ön sıralarda yer almak istiyoruz.”