Handan Aybars

Metin Yazarı

Yapay zekâda entegrasyon süreci güçleniyor

6 dakika okuma süresi.
1,646

KPMG, 27 ülkeden 2.500 teknoloji yöneticisinin görüşleriyle hazırlanan “Global Teknoloji Raporu 2026 – Zekâ Çağında Liderlik: Bugünden Yarına Stratejik Yolculuk” başlıklı raporunu yayımladı. Rapor, kurumların “AI ruleti” olarak adlandırılabilecek erken deneme aşamasını büyük ölçüde geride bıraktığını; yapay zekâyı iş akışlarına, ürünlere ve değer zincirlerine daha temkinli ancak daha sistematik biçimde entegre etmeye başladığını gösteriyor. Ancak teknik borç, organizasyonel silolar ve yetkinlik eksiklikleri, küresel ölçekte olduğu gibi Türkiye'de de dönüşümün önündeki temel engeller arasında yer alıyor.

İyimserlik de yüksek. Teknoloji yöneticilerinin yüzde 50'si 2026 yılına kadar en üst teknoloji olgunluk seviyesine ulaşmayı beklerken, bugün bu seviyede olduğunu belirtenlerin oranı yalnızca yüzde 11'de kalıyor. Rapora göre bu fark, strateji ile uygulama arasındaki kopukluğa işaret ediyor. Türkiye'de de sıklıkla gözlemlendiği üzere, teknoloji yatırımları hızla hayata geçirilse dahi, yönetişim, veri temelleri ve organizasyonel uyum sağlanmadığında beklenen değer üretilemiyor.

KPMG Türkiye İnovasyon ve Teknoloji Danışmanlığı Lideri ve Şirket Ortağı Gökhan Mataracı, “Bugün mesele yeni teknolojilere sahip olmak değil; değişimi yönetecek organizasyonel zekâyı inşa edebilmek. Yapay zekâ rekabeti yeniden yazarken, birçok kurum hâlâ geçmişin yatırım refleksleriyle hareket ediyor. Bu rapor, teknoloji yatırımlarının neden her zaman değer üretmediğini ve farkı yaratan asıl faktörlerin ne olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Yetenek eksikliği önemli sorun
Araştırmadan çıkan önemli sonuçlardan biri kurumların yarısından fazlasının (yüzde 53), dijital dönüşüm planlarını hayata geçirmek için gerekli yeteneklerden yoksun olduğunu belirtmesi oldu. Ayrıca, teknoloji yöneticilerinin çoğunluğu (yüzde 69), hızlı ilerlemeye çalışırken ve mevcut durumu korurken, teknoloji programlarının güvenlik, ölçeklenebilirlik ve veri standardizasyonu gibi alanlarda ödünler verdiğini ifade ediyor. Sonuçlar ayrıca bazı kurumların teknik borç riskini olduğundan düşük değerlendirdiğini de gösteriyor. Örneğin, teknik borcu gidermenin maliyetinin kendilerini sık sık yeni teknoloji programlarına yatırım yapmaktan alıkoyduğunu söyleyen kurumlar, bunu neredeyse hiç ya da hiç yaşamadıklarını belirten kurumlara kıyasla, önümüzdeki 12 ay içinde teknoloji olgunluğunda daha büyük sıçramalar yapmayı bekliyor.

Uzun vadeli değil kısa vadeli planlar önemli
Rapordan çıkan sonuçlara göre teknoloji ortamı geliştikçe ve daha iyi seçenekler ortaya çıktıkça, teknoloji stratejileri çoğu zaman henüz hayata geçirilmeden geçerliliğini yitiriyor. Katılımcıların yüzde 58'i, hızlı değişim nedeniyle teknoloji planlarının kısa sürede eskidiğini belirtiyor. Buna karşılık, yüksek performans gösteren kurumların yalnızca yüzde 16'sı aynı görüşü paylaşıyor. Bu fark, söz konusu kurumların bu ortam için daha hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Bu sürekli kesinti ortamı, kurumların teknolojiyi daha uyarlanabilir ve esnek yaklaşımlarla benimsemesi gerektiğine işaret etse de kurumların büyük bölümü, gelişmekte olan teknolojileri değerlendirirken ve hayata geçirirken hâlâ yerleşik süreçlere dayanıyor. Katılımcıların yüzde 78'i bu şekilde ilerlediklerini ifade ediyor.

Otonom yapay zekâ yaygınlaşacak 
Raporda dikkat çeken başlıca fırsatlardan biri olarak otonom yapay zekânın operasyonları dönüştürme potansiyeli gösteriliyor. Katılımcıların yüzde 88'i, otonom yapay zekâyı sistemlerine entegre etmeye hâlihazırda yatırım yaptıklarını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 92'si ise yapay zekâ ajanlarını yönetmenin önümüzdeki beş yıl içinde kritik bir yetkinlik haline geleceğini ifade ediyor. Ayrıca sonuçlar teknoloji liderlerinin dijital asistanların önümüzdeki iki yıl içinde temel teknoloji ekiplerinin yüzde 38'ini oluşturacağını öngördüğünü gösteriyor.

Raporun sonuç bölümünde ise kurumlara yapay zekânın getireceği geleceğe hazırlanmaları için sekiz maddeden oluşan tavsiyeler veriliyor. 
Öğrenmeyi hızlandırın: Kurumsal bilgiyi stratejik bir para birimi olarak ele alarak, son derece hızlı tempoya hazırlıklı olun. Kurumsal öğrenmeyi hızlandırmak için hızlı öğrenme döngülerini ve paylaşılan bilgiyi kurumsallaştırın.
Veri odaklı yatırımlar: Olgunluk değerlendirmelerine ve dış kıyaslamalara dayanan kanıta dayalı kararlar alın; performansı sürekli izleyin ve tahmin edin. KPI'ların, günümüz teknoloji ortamına uygun ve yeni yaklaşımlara olan ihtiyacı yansıtacak şekilde geliştiğinden emin olun.
Uyarlanabilirlik: Karar alma süreçlerini sadeleştirin ve araçlar bekleneni karşılamadığında yön değiştirin. Uyarlanabilir ekipler oluşturun ve bu yaklaşımı destekleyen yenilikçi bir kültür geliştirin.
İş gücü: Yetenek stratejinizi yeniden tasarlayın; yetkinlik geliştirmeye, AI okuryazarlığına ve AI'yı etkin biçimde kullanabilen, yönetebilen ve ustalıkla yönlendirebilen yeni nesil liderleri yetiştirmeye odaklanın.
Güven odaklı yapay zekâ: Her tasarım ve karar sürecine AI-öncelikli bir yaklaşımla başlayın; güveni, şeffaflığı ve sorumluluğu tasarımın içine yerleştirin. Sorumlu AI'yı yalnızca bir uyum gerekliliği değil, rekabet avantajına dönüştürün.
Veri temeli: AI ancak onu besleyen veri kadar güçlüdür. Veri ve teknoloji yığınınızı rasyonelleştirin; düşük değerli eski sistemleri devreden çıkarın ve hızlı yinelemeye ve AI-yerel uygulamalara hazır, modüler ve dinamik mimariler inşa edin.
Ekosistem ortaklıkları: Amaç odaklı ekosistem iş ortakları seçin. İşlemsel ilişkilerden stratejik birlikte üretime geçin; bu yaklaşım esnekliği artırır, birlikte çalışabilirliği güçlendirir, inovasyonu hızlandırır ve daha iyi müşteri çıktıları sağlar.
Geleceğe bakış: Kuantum bilişim, Yapay Genel Zeka (AGI) ve Yapay Süperzekâ (ASI)  düşündüğümüzden daha yakın olabilir. Bugünün ihtiyaçlarına odaklanırken, bir yandan da bir sonraki aşamaya hazırlanın.