Amazon Web Services (AWS) tarafından gerçekleştirilen yeni araştırmaya göre Türkiye, temel sektörlerdeki işletmelerin yapay zekâ ve bulut teknolojileri kullanımının önemli ölçüde artırmasıyla küresel ölçekte en hızlı büyüyen yapay zekâ pazarları arasında yer alıyor.
AWS için küresel araştırma şirketi Strand Partners tarafından hazırlanan "2026’da Türkiye'nin Yapay Zekâ Potansiyelini Ortaya Çıkarmak" başlıklı rapor, Türkiye'deki yapay zekâ kullanımının bir yıl önceki %37 seviyesinden %51'e yükseldiğini ve yıllık %38'lik bir büyüme oranına ulaştığını gösteriyor. Türkiye'deki iş dünyası liderlerinin %66'sı artık yapay zekâyı en önemli veya yüksek düzeyde stratejik bir öncelik olarak görüyor.
Bu sürece öncülük eden temel sektörler arasında finansal hizmetler, medya ve eğlence, perakende ve imalat yer alıyor. Ayrıca, Türkiye’deki şirketlerin %24'ü artık raporun işletmelerini dönüştürmek için yapay zekâyı kullanma aşamalarında "ileri seviye" olarak tanımladığı noktada yer alıyor. Bu, birden fazla yapay zekâ modelinin entegre edilmesini, yapay zekânın temel sistemlere dahil edilmesini ve gelişmiş yapay zekâ aracıları ve otonom araçlarla deneyler yapılmasını kapsıyor. AWS Türkiye Genel Müdürü Berrin Özselçuk, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
İnovasyona hız katıyor

“Türkiye'de liderlik mükemmel koşulları beklemez; harekete geçer. Bu araştırmada gördüğümüz şey de tam olarak bunu yansıtıyor. İşletmeler yapay zekâyı hızla benimsiyor, ‘Bunu kullanabilir miyiz?’ sorusunun ötesine geçerek 'Bunu sorumlu bir şekilde nasıl ölçeklendiririz?' sorusuna odaklanıyor. Bölgesel altyapı, iş birlikleri ve yapay zekâ yetkinliklerine yönelik yatırımlarımız tam olarak bu soruyu yanıtlamak için var. Kuruluşları, deneysel çalışmaları gerçek dünyada etkiye dönüştürecek kontroller ve teknik kabiliyetlerle donatıyoruz.”
Yapay zekâ Türkiye genelinde inovasyonu da hızlandırıyor. Yapay zekâyı benimseyen işletmelerin %78'i dijital değişim hızının arttığını ve önümüzdeki yıllarda daha da ivme kazanmasının beklendiğini belirtiyor. Bulut bilişim, Türkiye’deki işletmelere dünya standartlarında yapay zekâ altyapısına, araçlarına ve çözümlerine ölçeklenebilir şekilde erişim sunarak bu dönüşümün temeli olmaya devam ediyor.
Rapor, Türkiye'nin dijital altyapı, yetenek ve inovasyon ekosistemlerine yaptığı yatırımların, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi (2021–2025) ve Türkiye'nin Yapay Zekâ Eylem Planı (2026–2030) ile uyumlu, yapay zekâ odaklı bir ekonominin yolunu nasıl açtığını vurguluyor. Bu ivmeyi sürdürmek için daha fazla işletmenin dünya standartlarında bir altyapı, güçlü bir yerel yetenek havuzu ve güvenilir bir düzenleyici ortamı temel alarak, küçük ölçekli yapay zekâ kazanımlarının ötesine geçmesi ve büyük ölçekte derin inovasyon aşamasına geçiş yapması gerekiyor.
AWS, bölge genelinde yetkinlikleri ve fırsatları geliştirmek için yerel uzmanlarla iş birliği yapıyor. AWS'in, bölgenin dijital dönüşümünü ve ekonomik kalkınma planlarını desteklemeye yönelik yerel eğitim girişimlerine, kurslara ve girişimcilik teşvik programlarına yatırım yapma alanında güçlü bir geçmişi bulunuyor. AWS; Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye'de yetkinlik ve eğitim girişimleriyle 680.000'den fazla kişiye ulaştı ve 2030 yılına kadar 2 milyon kişiye ulaşma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.
Geleceğe bakış
Rapor, Türkiye'nin Yapay Zekâ Eylem Planı (2026–2030) doğrultusunda belirlenen yönü yakından yansıtan üç öncelik tanımlıyor. Ülke, yapay zekâ yolculuğunun bir sonraki aşamasına geçerken, odak noktasının stratejiden uygulamaya kayması gerekiyor. Raporda belirlenen üç öncelik şöyle:
• Her tür ve ölçekteki işletme için finansmana erişimi artırmak
• Büyük ölçekli uygulamaları destekleyen ve kurumların yapay zekâyı güvenle benimsemesini kolaylaştıran politikalara öncelik vermek
• Kurumların yapay zekâyı etkili bir şekilde yaygınlaştırmasını ve ölçeklendirmesini sağlamak için yapay zekâ yetkinliklerine erişimi genişletmek
Türkiye, bu unsurların devreye girmesiyle yakaladığı güçlü yapay zekâ ivmesini kalıcı bir küresel rekabet gücüne ve ulusal vizyonu ile hedeflerinin merkezinde yer alan tam bir ekonomik dönüşüme dönüştürmek için son derece avantajlı bir konumda bulunuyor.