Birçok şirket yapay zekayı gündemine almış durumda. Ancak teknolojiye yönelik yoğun ilgi, beraberinde beklentilerin de hızla yükselmesine neden oluyor. Özellikle karar vericiler, hangi yatırımın gerçek değer yaratacağını, hangi projelerin yalnızca pazarlama söyleminden ibaret olduğunu ayırt etmekte zorlanıyor. Son iki yılda yapay zeka alanında yaşanan gelişmelerin, teknoloji sektörünün yanı sıra satış ve pazarlama ekipleri için de büyük bir fırsat yarattığını vurgulayan KobiAI Kurucusu Baran Kaya, “Bu durum, yapay zeka konusunda üretilen içerik miktarında adeta bir patlamaya neden oldu. Ancak artan içerik miktarı, doğru bilgi miktarının aynı hızda arttığı anlamına gelmiyor. Şirketler çoğu zaman birbirinden farklı vaatler, başarı hikayeleri ve yatırım önerileri arasında yön bulmaya çalışıyor” dedi.
Baran Kaya, yapay zeka alanında yaşanan bilgi yoğunluğunun karar süreçlerini zorlaştırdığını belirterek şöyle devam etti:
“Bugün şirketlerin karşısındaki en büyük sorunlardan biri yapay zekaya erişememek değil, doğru bilgiye ulaşamamak. Yapay zeka konusunda en doğru yaklaşım, gürültüye değil veriye ve somut sonuçlara odaklanmak. Birçok kurum hala deneme aşamasında ve yapay zeka projelerinin önemli bir bölümü beklenen dönüşümü yaratamadı. Bu durumun temel nedenlerinden biri ise teknolojinin gerçek kapasitesi ile oluşturulan beklentiler arasındaki fark olarak gösteriliyor. Yapay zeka yatırımlarında sık yapılan hatalardan biri de tüm süreçleri aynı anda dönüştürmeye çalışmak. Bazı şirketler ERP sistemlerini değiştirmek, operasyonlarını baştan sona yeniden tasarlamak veya yüksek bütçeli dönüşüm projeleri başlatmak gibi adımlar atabiliyor. Ancak bu yaklaşım beraberinde ciddi maliyetler, operasyonel riskler ve başarısızlık ihtimalleri getirebiliyor. Bunun yerine uzmanlar daha kontrollü ve ölçülebilir ilerleyen bir yaklaşım öneriyor. Mevcut sistemleri değiştirmeden veriyi analiz eden yapay zeka katmanları eklemek, müşteri hizmetlerinde belirli süreçleri otomatikleştirmek, satış ekiplerinin teklif hazırlama süreçlerini hızlandırmak veya finans ve stok verileri üzerinde küçük ölçekli tahminleme modelleri çalıştırmak, şirketlerin daha hızlı sonuç almasını sağlayabiliyor.”
Sonucu görmek gerek
Kurumsal yapay zeka projelerinde başarıyı belirleyen unsurun teknoloji değil, doğru uygulama alanı olduğunu vurgulayan Baran Kaya, şirketlerin öncelikle küçük ölçekli başarı hikayeleri oluşturması gerektiğini ifade etti. Kaya, “Bugün yapay zeka yatırımlarında en sağlıklı yaklaşım, önce kanıt üretmek sonra büyümektir. Çoğu zaman şirketlere milyonlarca liralık dönüşüm projeleri değil, çalışanların her gün iki saat zaman kazanmasını sağlayan küçük uygulamalar daha fazla değer yaratıyor. Daha az hata yapmak, daha hızlı karar almak veya rutin işleri otomatikleştirmek gibi kazanımlar kısa sürede somut geri dönüş sağlayabiliyor" dedi.
Kaya'ya göre, önümüzdeki dönemde yapay zeka kullanımında fark yaratacak şirketler, en hızlı hareket edenler değil; hangi teknolojinin gerçekten değer ürettiğini ölçebilenler olacak. Bilgi kirliliğinin giderek arttığı bir dönemde kurumların yapması gereken, büyük vaatlere odaklanmak yerine kendi iş süreçlerinde ölçülebilir fayda yaratacak alanları belirlemek ve kontrollü denemelerle ilerlemek. Kaya ekledi: "Yapay zekada başarının anahtarı, teknolojiyi satın almak değil; onu doğru problem için doğru şekilde kullanabilmekten geçiyor.”