WeFC açıkça, “sansürü tamamen geçersiz kılacağız” diyor. Galiba Wikileaks’ten farklı olarak, sadece hükümet-devlet düzeyindeki gizli saklı dolapları değil, ama medyayı daha güncel biçimde etkileyen sansüre karşı da bir tavır içindeler. Neyin yayınlanacağına bir editörler grubu karar verecek. Siteye “yasaklı şeyi” ile başvuran kişi, durumunu anlatan bir yazı gönderecek onlara. Buna göre bir karar verecekler.
Fransızca ve İngilizce çalışan sitede, diğer dillerdeki yasaklı belge ve bilgiler kendi dillerinde yayınlanacak. Yanında çevirisiyle. Site, çabucak kopyalanıp, başka adreslerden yayına sokulacak şekilde tasarlandı. Çünkü nasıl olsa bu siteye de “müdahale” gecikmeyecektir.
“İnternetin sahibi olmalı-olmamalı” tartışmasının ortasındayız. İran, “kendi” internetini yapmak istiyor. Çin, malum yöntemlerle, ülkeye giren çıkan internet trafiğini bir “huni”den geçirmekle meşgul. Suriye’de geçen hafta internet bağlantısı aniden yok oldu. Sonra tekrar geri geldi. Kim, nasıl, nerede bu bağlantıyı kesti bilmiyoruz. Mısır’da, o meşhur Arap Baharı (!) sırasında hükümet, interneti “kesmişti.” Beş günlük internetsizlik, Mısır’ı, 90-110 milyon Dolar zarara uğrattı diye bir OECD hesabı var. Başka örnekler de var, ama başka sefere... Yer dar, hikaye uzun.