“Elektrikli şarj pazarında ikinci faz başladı”

3 dakika okuma süresi.
36

Eşarj CEO’su Yakup Aydilek 

“Elektrikli araç şarj ekosistemine baktığımızda artık sektörün ilk büyüme evresini geride bıraktığını ve yeni bir döneme girdiğimizi görüyoruz. Bugüne kadar öncelik; altyapının hızla yaygınlaşması, yatırım iştahının artması ve pazarın oluşmasıydı. Enerji sektörünün diğer alanlarıyla kıyaslandığında elektrikli araç şarj ekosisteminde daha dinamik ve gelişime açık bir yapı bulunuyor. Sektörün gelişimi açısından mevzuat tarafındaki esneklik de bu büyümeyi olumlu etkiledi. Aşırı detaylı ve katı düzenlemelerin henüz oluşmamış olması, sektör oyuncularının yenilikçi çözümler geliştirebilmesi açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Bugün ise ikinci faza geçtiğimizi düşünüyoruz. Bu yeni dönemin temel kavramları akıllı büyüme, verimlilik, kullanıcı deneyimi ve iş birlikleri olacak. Artık yalnızca yeni istasyon açmak yeterli değil. Doğru lokasyona yatırım yapmak, mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanmak ve yatırımın geri dönüşünü sürdürülebilir hale getirmek gerekiyor.

Türkiye’de bugün 180’in üzerinde lisanslı şarj ağı işletmecisi bulunuyor. Bu sayı sektördeki rekabetin ne kadar yoğun olduğunu gösteriyor. Elektrikli araç şarj altyapısı yüksek yatırım gerektiren bir alan ve yatırım geri dönüş sürelerinin dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle artık hızlı büyümeden çok akıllı büyümeye odaklanıyoruz. Birçok bölgede mevcut elektrik dağıtım altyapısının sınırlarına yaklaşılmış durumda. İyi bir lokasyonda yatırım yapmak istediğinizde artık yalnızca şarj cihazı yatırımı değil, trafo ve enerji altyapısı yatırımları da gündeme geliyor. Bu da maliyetleri önemli ölçüde artırıyor. Dolayısıyla yatırım kararlarının daha seçici ve daha stratejik alınması gerekiyor.

Kullanıcı tarafında da beklentilerin hızla yükseldiğini görüyoruz. Avrupa’da ev tipi şarj çözümleri daha yaygınken, Türkiye’de kullanıcılar halka açık şarj istasyonlarından daha yoğun şekilde faydalanıyor. Bu durum şarj ağı işletmecileri açısından önemli bir potansiyel oluşturuyor. Bugün DC hızlı şarj istasyonlarının yaygınlığı açısından oldukça güçlü bir noktadayız. Bundan sonraki rekabette ise farkı yaratan unsur yalnızca istasyon sayısı değil; istasyonların erişilebilirliği, operasyonel sürekliliği ve kullanıcıya sunduğu deneyim olacak.
180’den fazla oyuncunun bulunduğu bir pazarın uzun vadede bu yapısını koruması kolay görünmüyor. Bu nedenle sektörün sağlıklı büyümesi açısından güçlü oyuncuların ön plana çıkacağı doğal bir konsolidasyon sürecinin yaşanacağını öngörüyoruz. Yüksek yatırım ihtiyacı ve operasyonel gereklilikler nedeniyle güçlü iş modellerine sahip oyuncuların daha fazla öne çıktığı bir yapı oluşacaktır. Nitekim bugün itibarıyla faaliyetlerini devretmeyi ya da pazardan çıkmayı değerlendiren oyuncuların sayısında artış gözlemliyoruz. Bu durumun önümüzdeki birkaç yıl içinde daha belirgin hale geleceğini düşünüyorum.
Sonuç olarak elektrikli araç şarj sektörü yeni bir evreye giriyor. İlk dönemin hızlı büyüme yaklaşımının yerini artık daha seçici yatırımlar, daha güçlü iş birlikleri, daha yüksek operasyonel kalite ve kullanıcı deneyimi odaklı sürdürülebilir iş modelleri alıyor. Önümüzdeki yıllarda sektörün başarısını belirleyecek olan da tam olarak bu unsurlar olacak.”