“ERP Cloud. teknik dönüşümden çok daha fazlası”

5 dakika okuma süresi.
18

Prodea Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Zühtü Odabaşı

“Prodea 2007 yılında kuruldu. O tarihten bu yana tek odağımız SAP. Geçtiğimiz yıllarda SAP LOB çözümlerine de ayrı yatırım planları yaparak, SuccessFactors, Ariba, MDG, Fiori&Mobil Uygulamalar, Müşteri Deneyimi&CRM başlıklarında çok yetkin ekipler oluşturduk. Bu yetkinlik SAP cloud çözümleri konusunda vizyon genişletti.

 

Bu geniş çerçeve içinde son dönemde gündemimizde olan konuya, ERP Cloud geçişine ve buna nasıl hazırlanılması gerektiğine odaklanmak istedik. Yaklaşımın adını “SAP Cloud Warm-UP” koyduk.

 

25 yılı aşkın süredir bu işi yapıyoruz. Geldiğimiz noktada SAP, best practice’ler ve hazır içeriklerle bambaşka bir yaklaşım sunuyor. Müşteri tarafındaki bilinç seviyesi de değişti. Eskiden “Benim çözüm metodum budur, bunu gerçekleyeceksin” yaklaşımı hâkimdi.

Bugün ise üst yönetim seviyesinde çok daha net bir bakış var: “Ben parayı bir oyun hamuruna vermek istemiyorum, bana yapılmışı, oturmuş süreci anlat”. Son derece önemli bir gelişme ancak karar masasına ciddi bir sorumluluk yüklüyor, yukarıda sıralanan yetkinlikleri istiyor.

 

ERP Cloud geçişi yalnızca teknik bir dönüşüm değil. Üç, beş ve bazen yedi yıllık kiralama modeliyle geri dönüşü zor kararlar alıyorsunuz. SuccessFactors onboarding alınmalı mı, projenin hangi fazında devreye alınmalı, kontör tüketen uygulamalarda yaklaşım nasıl olmalı? Embedded fonksiyonların uzun vadeli etkisi ne olur, bunları bir gün ilgili LOB ye taşıyacak mıyım? Bu stratejinin parasal karşılığı nedir? Şartnamede yazan her ister olgunlaşmış birer ihtiyaç mı, yoksa ERP içindeki dokunuşlarla daha verimli bir çözüm mümkün mü?

 

Örneğin; harcamalarını yönetmek istemeyen bir kurum yok. SAP Spend Management çatısı altında Concur, Ariba, Fieldglass modül seti kulağa çok cazip geliyor. Ancak kurumun gerçek ihtiyacı bunu gerektiriyor mu? Cloud tarafındaki maliyetlerin hızla yükseldiği bir dönemde bu soruların doğru cevaplanması kritik.

 

Bizim gözlemimiz şu: Herkes araştırmasını yapıyor, sunumlarını alıyor, danışmanlarından görüş alıyor. Ancak iyi hazırlık yapılmadığında hem maliyet hem de geçiş sürecinde patinaj artabiliyor. Yarın yöneticilerimizin soracağı sorulara net cevap verebilmek için bugünden doğru hazırlık şart.

 

Cloud kararı, vizyonun sonucu 

Cloud tarafında herkesin ortak konusu maliyet, belirsizlik ve lisans metrikleri. “Scope creep” dediğimiz, kapsamın proje ilerledikçe genişlemesi konusu burada çok belirleyici. Başta düşünülmeyen modüller, tüketim metrikleri, entegrasyon maliyetleri… Eğer hazırlık zayıfsa, süreç dağılabiliyor.

Şirketlerde son dönemde popüler olan yelken eğitimlerinde sıkça söylenen “İyi hazırlık, az manevra” klişesi bu konu için iyi bir metafor. Cloud geçişi de tam böyle. Hazırlık yapılmazsa riskler gerçek.

Ekosistem öğrenme sürecinde; ALM’i geçen yıl öğrendik, bu yıl anlatıyoruz, devreye alıyoruz. Ama aynı zamanda 200’ün üzerinde Cloud projesi tamamlanmış durumda. Yani ciddi tecrübe biriktirildi. Beş yıl sonra belki on-prem tecrübesi olan danışman bulmak zorlaşacak.

Bugün en kritik soru, on-prem S/4HANA kullananların sorusu. Çünkü fiyatlandırma çok dikkat gerektiriyor. Hangi ürünü alacağım? Gerçekten kullanacak mıyım? SAP’nin sunduğu her şeyi almak zorunda mıyım?

Cloud’un nimetlerinden yararlanmak istiyorsanız ve AI vizyonu, otomasyon hedefi, line of business çözümleri, yeni ürün ailesi gibi başlıklarda hedefler ortaya kondu ve olgunlaştırıldı ise çok anlamlı. Ama sadece “destek bitiyor” diye geçiş yapılıyorsa, bu tartışmaya açık bir konu.

Buradaki metot şu olmalı: Konuyu moleküllerine ayırarak değerlendirmek. Doğru bir şartname hazırladım mı, lisans modelim doğru mu, fazlı geçişle kullanıcıları kademeli devreye alabilir miyim? Bu soruların tek bir cevabı yok. Ama konuşmak, tecrübeleri paylaşmak ve doğru danışmanlık almak çok kritik.

 

Hatanın maliyeti yüksek

Lisans seti konusu özellikle önemli. Presales’in akışı kitabına göre ilerler; doğal olarak rehberde ne yazıyorsa onu önerir. Ama o çözüm sizin için en doğru çözüm mü? Alternatif bir yapı mümkün mü? İşte burada partner ekosisteminin rolü devreye giriyor.

 

Doğru kullanıcı profili, doğru lisans kombinasyonu, hangi lisansın hangi yıl devreye alınacağı gibi soruların yanıtları maliyet ve zaman açısından hayati. Sonuçta Cloud kararı tek boyutlu değil. Kimisi maliyeti konuşuyor, kimisi regülasyonu, kimisi performansı, kimisi de vizyonu.

Bunların hepsi doğru. Ama belki de en sağlıklısı şu: Önce netleşmek, sonra karar vermek.

Hazırlık yapılmadan girilen bir Cloud projesi riskler barındırıyor. Ama doğru kurgulanmış bir geçiş, yeni teknolojinin nimetleri ile, hızlanma, süreci sadeleştirme ve yeniden yapılanma fırsatı. Bu yolculukta herkesin pozisyonu farklı ama soru tek: Cloud çözümler kurumsal kaynak yönetiminin bugünü ve geleceği. Biz gerçekten hazır mıyız, değil miyiz?”