“2 bin 500 KOBİ’ye gittik, bunların yüzde 8’i ‘teknoloji servislerini hizmet olarak almaya hazırım, buna para veririm’ diyor. Bulutu hep büyük kurumlara sunulan bir hizmet sanırdık. Oysa onların iş yapısı birbirinden farklı, KOBİ’lerin iş yapıları ise birbirine benziyor.”
Yüzde 8’lik beklenti yapısını oluşturan KOBİ’lerle 1,5 milyar dolarlık bir pazarın ortaya çıktığına işaret eden Ulutaş, “Yüzde 8 yeni KOBİ’lerle arttıkça pazar da büyüyecek” dedi ama eklemeden geçmedi: “Bu hizmeti sunabilecek bir tek operatörler var.” Araştırmaya katılan KOBİ’lerin önemli bir bölümünün bu hizmeti telekom operatörlerinden almayı istediğini, operatörlerin de bu talebi adresleme şansının büyük olduğunu hatırlatan Ulutaş’ın ardından söz alan Accenture Türkiye Teknoloji Grubu Lideri Emre Hayretçi de araştırma ile ilgili şu detayları paylaştı:
“Araştırmada öne çıkan 7 eğilim iş modellerini değiştirecek ve gelecek 3-5 yıl içinde bunları çok duyacağız. Raporu Türkiye pazarı olarak düşündüğümüzde öne çıkan başlıklara baktık. Bunlar ise siber saldırılara karşı aktif savunma ve bulut bilişim teknolojilerinin gelişim gücü. AP’nin Twitter sayfasında Beyaz Saray’da patlama ile ABD Başkanı Obama’nın yaralandığı mesajının çıkmasının Wall Street’e bedeli 136 milyar dolar oldu. Türkiye’de savunma harcamaları 60 milyon dolar, ama küreselde bu rakam çok daha büyük.”
Veri çok, doğru ayrıştırmak şart
Araştırmada ortaya konulan ilk eğilim; özelleşmiş müşteri ilişkilerine geçiş ile ‘müşteri ilişkilerinde yeni bir dönem.’ İkinci sırada ise ‘doğru’ verinin toplanması ve toplanan verinin anlamlandırılarak iş süreçlerinde etkin şekilde kullanılmasını içeren ‘analitik’in doğru şekilde tasarlanması’ geliyor. Çünkü araştırmaya göre, şirketler artık bilgi eksikliği değil, “doğru” bilginin eksikliğini duyuyor. Bu veri eksikliklerinin giderilmesi, doğru verinin toplanması, uygulanması ve güncellenmesi konularında temel bir yaklaşım değişikliğini gerektiriyor. Üçüncü kriter olan ‘dinamik veri’, ‘veriyi elde etme zamanı ile kullanma arasında zaman kaybetmemek’ olarak raporda tanımlanıyor. Çünkü bugün pek çok istatistiğe, çok büyük veri setlerine ulaşmak mümkünken, bu noktada önemli olan, bu verilerin ne kadar dinamik olduğu ve verilerin yöneticilerin hızlı aksiyon alabilecekleri bir bilgiye dönüşümü. Dördüncü kriter başlığı ‘Kusursuz İşbirliği’, kullanıcıların yeni sosyal davranışları paralelinde sosyal medya uygulamalarının iş ortamında kullanımını içerirken, bunu ‘Sanallaştırmanın son aşaması’ başlığında yazılım tabanlı ağ yapısı izliyor. Araştırmaya göre, bu teknoloji sayesinde BT birimleri açısından sanallaştırmanın gücü açığa çıkacak ve bulut bilişime daha kolay geçiş sağlanacak. Altıncı eğilim, tehditlere karşı aktif siber savunma olurken, son eğilim ise bulut bilişim olarak ortaya çıkıyor.