“Low-code platformlar önemli bir seçenek”

4 dakika okuma süresi.
35

DAGİ Kıdemli Bilgi Teknolojileri Müdürü Emrah Ömeroğlu

“DAGİ, 1984 yılında hazır giyim sektöründe faaliyetlerine başlamış; tasarım, üretim ve markalaşma gücüyle Türkiye’nin öncü iç giyim ve moda markalarından biri hâline gelmiştir. 1989 yılında açtığı ilk mağazadan bu yana istikrarlı bir büyüme sergileyen marka, kalite, konfor ve yenilikçi tasarımı bir arada sunarak sektörde standartları belirleyen bir konuma ulaşmıştır.

Dijital dönüşüm yolculuğumuza, bu süreci temelden ve sürdürülebilir bir şekilde inşa etme kararıyla başladık. Bu doğrultuda en kritik önceliğimiz, ERP sistemini tüm şirkete yayarak uçtan uca entegre çalışan tek bir operasyonel omurga oluşturmak oldu. Çünkü sağlıklı bir dijital dönüşümün, güçlü ve bütünleşik bir veri altyapısı olmadan mümkün olmadığına inanıyoruz.

Her dönüşüm sürecinde olduğu gibi, bu yolculukta da mevcut sistemlerin sınırlarıyla yüzleşmek önemli bir öğrenim alanı oldu. ERP sistemleri güçlü ve kapsamlı yapılar sunmakla birlikte, özellikle satın alma ve onay süreçleri gibi dinamik akışlarda zaman zaman yeterli esnekliği sağlayamayabiliyor.

Biz bu noktada süreci sisteme uydurmaya çalışmak yerine, ihtiyaca en uygun çözümü doğru yerde konumlandırmayı tercih ettik. Bu yaklaşım doğrultusunda, satın alma faturalarının yönetimini ERP dışında, SaaS tabanlı çözümler üzerinden kurguladık.

E-ticaretin hızlı büyümesiyle birlikte lojistik operasyonlarımızın hızı ve doğruluğu, bizim için kritik bir rekabet unsuruna dönüştü. Günümüzde aynı gün sevkiyat artık bir ayrıcalık değil, müşteri beklentisinin doğal bir parçası hâline gelmiş durumda. Bu değişime uyum sağlamak, operasyonel yapımızı yeniden ele almamızı gerektirdi.

Devam eden projelerimizin başında, üretim tarafındaki planlama ve kontrol süreçlerini daha entegre bir yapıya taşımak yer alıyor. Bu kapsamda fabrikamızdaki MRP süreçlerini, ERP ile birebir entegre çalışacak şekilde yeniden kurguluyoruz. Reçete yönetiminden üretim planlamaya, iş emri takibinden kaynak kullanımına kadar tüm süreçleri uçtan uca tek bir sistem üzerinden yönetmeyi hedefliyoruz. Bu dönüşümün, üretim verimliliğimizi artırırken aynı zamanda operasyonel kontrol ve izlenebilirlik açısından önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz.

Teknoloji ve yazılım tarafında, geniş ve hantal bir organizasyon kurmak yerine daha çevik ve sürdürülebilir bir model benimsiyoruz. Bu doğrultuda, şirket içinde konumlandırdığımız çekirdek BT ekibiyle teknoloji stratejimizi, mimari kararlarımızı ve önceliklendirme süreçlerimizi yönetiyoruz. Geliştirme ve uygulama süreçlerinde ise alanında uzman iş ortaklarıyla birlikte çalışarak ihtiyaçlara en doğru ve hızlı şekilde yanıt veriyoruz.

 

DAGİ olarak yalnızca bir perakende markası değil, aynı zamanda aktif bir tasarım ve üretim merkeziyiz. Bu çok katmanlı yapı, yapay zekâ ve otomasyona yaklaşımımızı doğrudan şekillendiriyor.

Bir ürünün konsept aşamasından müşteriye ulaşmasına kadar geçen süreçte; stok yönetimi, kategori planlama, talep tahmini ve çok kanallı operasyonların senkronize şekilde yönetilmesi kritik önem taşıyor. Bu nedenle yapay zekâ ve otomasyon teknolojilerini, tüm süreçlere yaymak yerine, gerçek anlamda katma değer yaratabilecek alanlara odaklanarak ele alıyoruz.

Low-code platformlara yaklaşımımızı belirleyen en temel unsur, iş süreçlerinin doğru ve net bir şekilde tanımlanmasıdır. Süreçler yeterince olgunlaşmadan teknoloji seçimi yapmak, sorunu çözmekten ziyade yalnızca ertelemek anlamına geliyor. Bu nedenle önceliğimizi her zaman süreç tasarımı ve verimlilik üzerine konumlandırıyoruz.”