İSKİ CIO’su Tayfun İşbilen
“Üç buçuk milyon ton suyu barajdan alıyoruz, arıtıyoruz, dağıtıyoruz. Sonra geri topluyor, tekrar arıtıyor ve doğaya veriyoruz. İSKİ’de yaklaşık 12 bin kişilik bir organizasyon var ve bunun 280 kişisi IT ekibinde çalışıyor. Son üç yıldır dijital dönüşüm sürecindeyiz. Manuel süreçlere baktığımızda, kamu kurumu olmamızdan kaynaklı özellikle hukuki süreçler öne çıkıyor. Ancak biz bu alanda da sınırları zorladık. Biyometrik imzayla abonelik başlattık. İlgili bakanlığa yazı yazdık, süreçlerden geçtik ve kabul ettirdik. Kamuda belki devrim gibi görünmeyebilir ama bu biyometrik e-imza otomasyonunu ilk uygulayan kurumlardan biri biz olduk. Hâlâ manuel süreçlerimiz var ama bunları otomasyonun içine katmaya çalışıyoruz. Mevzuata takılmadan, süreci tamamen otomatikleştirmek ve hatta otomasyonun kendi kendine yürümesini sağlamak temel hedefimiz.
Veri tarafında işimiz büyük. ERP’den öteye geçen, kendimizin yazdığı bir abone yönetim sistemimiz var. Son iki yılda mikroservis mimarisiyle, iş ortaklarımızla birlikte yeni bir ERP ve yeni abone sistemi geliştirdik. Artık o yapı üzerinde ilerliyoruz.
Abonelik operasyonu inanılmaz karmaşık. 20 yıl öncesine gidiyorsunuz, onlarca af düzenlemesi, farklı oranlar, farklı kurallar devreye giriyor. Bu karmaşıklığı AI tarafına aktarmaya çalışıyoruz. OT tarafında da çok ciddi veri üretiyoruz. Hepsini toparlayacak büyük bir veri gölü projesine başladık. Tüm bu verileri topluyor, bir veri gölü oluşturuyor ve bunun üzerine otomasyon ve yeni yazılım katmanları inşa ediyoruz. Otomatize edemediklerimiz de var. UYAP, SGK gibi kamu entegrasyonları; engelli indirimleri gibi mevzuata bağlı süreçler hâlâ zor. Bir veri geliyor, sonra kapanıyor, neden istendiği bile bazen sorgulanıyor. Bunlar kamuyla ortak ilerlediğimiz ve sınırları olan alanlar.
Kurum içindeki puantaj gibi, insan faktörünün çok baskın olduğu süreçlerde de tam otomasyon kolay değil. Orada hâlâ manuel müdahaleler kaçınılmaz olabiliyor. Ciddi bir dijital dönüşüm yaşadık. Altyapımızı baştan aşağı yeniledik. Şimdi bunun üzerine veri gölü projemizi, veri mimarimizi ve daha fazla otomasyonu besleyecek yapıyı kuruyoruz. Kendi LLM altyapımızı da kurduk; eğitiyoruz, çalıştırıyoruz. Cevap verebildiği yerlerde içeride kalıyor, veremediği yerlerde dış kaynaklarla konuşan hibrit bir yapı kurduk. Bu sistemi 2026 itibarıyla aktif kullanıma açmayı hedefliyoruz.”