Enlog Logistic CTO’su Yusuf Altıntaş
“Bozulabilir gıda taşıdığımız için 7/24 hizmet veriyoruz. Bu nedenle hem sunduğumuz hizmetleri hem de bu hizmetleri takip eden sistemleri sürekli izlememiz gerekiyor. İzleme bizim için operasyonun önemli bir parçası. Çünkü veriyi yalnızca kendi içimizde üretmiyoruz; farklı noktalardan veri alıyor, aynı zamanda farklı sistemlerle veri paylaşıyoruz. Yaşayan bir operasyon yönettiğimiz için anlık aksiyonlar almamız gereken durumlar oluşabiliyor. Bir anomali meydana geldiğinde bunu hızlı şekilde tespit edip müdahale etmemiz gerekiyor.
Kullandığımız izleme sistemleri ve önceden tahmin yapabilecek yapılar sayesinde daha doğru ve hızlı aksiyonlar alabiliyoruz. İşlem sayımız oldukça yüksek. Yakıt işlemlerinden müşteri verilerine kadar birçok farklı süreci yönetiyoruz. Dolayısıyla hem sunucularımızı hem web servislerimizi hem de mobil uygulamalarımızı doğru şekilde yönetebilmemiz gerekiyor.
Gelecekte bu sistemlerden en önemli beklentimiz, bazı şeyleri bizden önce analiz etmeleri ve bizi önceden uyarmaları. Böylece gerekli aksiyonları problem gerçekleşmeden alabiliriz. Ancak özellikle lojistik ve soğuk gıda taşımacılığı gibi niş sektörlerde tam olarak ihtiyacımıza göre hazır bir çözüm bulmak kolay değil. Sistemleri kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda eğitmemiz ve aksiyonlarımızı buna göre oluşturmamız gerekiyor. Bu nedenle kendi içimizde geliştirdiğimiz know-how ve yaptığımız yatırımlarla ilerliyoruz. Belki ilerleyen dönemde kendi geliştirdiğimiz bu yapıları ürünleştirerek Türkiye’de ya da farklı ülkelerde sunabilecek noktaya da gelebiliriz.
Bizim için en kritik konulardan biri kesinti. Çok farklı firmalardan hizmet alıyoruz ve hizmet aldığımız yapılardan herhangi birinde sorun yaşandığında trafiği hızla başka bir noktaya yönlendirerek operasyonu devam ettirmemiz gerekiyor. Çünkü bozulabilir gıda taşıyoruz. Bir araç yakıt alamazsa ya da taşıdığımız ürünün ısı verisini alamazsak hem ürünlerde problem oluşabilir hem de araç yolda kalabilir. Dolayısıyla teknik bir kesinti bizim tarafımızda doğrudan fiziksel operasyona ve taşınan ürüne etki edebiliyor.
Bu nedenle felaket senaryolarımızı ön planda tutuyor, sistemleri doğru zamanda monitör ederek olası problemlere mümkün olduğunca erken müdahale etmeye çalışıyoruz. Kendi oluşturduğumuz know-how doğrultusunda bir problem oluştuğunda bunun kime aktarılacağını anlık olarak belirlemek, gerektiğinde robotik aramalarla ilgili kişilere ulaşmak da süreçlerimizin bir parçası olabilir. Bu konuda geliştirmelerimiz bulunuyor.
Eskiden sistemlerin ayakta olup olmadığını anlamak için ping atıyorduk, bugün ise çok daha farklı veriler üzerinden hareket ediyoruz. Database’lerden ve sistemlerin farklı katmanlarından aldığımız bilgiler doğrultusunda aksiyon üretiyoruz. Bir problemi ne kadar erken görebilir ve etkisini ne kadar doğru ölçebilirsek, oluşabilecek zararı o kadar azaltabiliriz. Bunun sonucunda elde edeceğimiz tasarrufu da yeni yatırımlara yönlendirebiliriz.”