Etiya Yönetilen Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Gülnihal Kaya
"Biz Etiya olarak telekom sektöründe doğduk. Bugün 7 ülkede, 1.600'ün üzerinde çalışanımızla başta telekom olmak üzere birçok sektörde dijital dönüşüm projeleri gerçekleştiriyoruz. Ben daha çok bu dönüşüm projelerinin canlıya alındığı, operasyonların başladığı ve işin gerçek anlamda test edildiği süreçlerde devreye giriyorum. Bu nedenle odağım; operasyonel verimliliği artırmak, kaliteyi yükseltmek, süreçleri hızlandırmak ve KPI'ları iyileştirmek oluyor.
Şunu net bir şekilde görüyoruz ki dijital dönüşümle birlikte operasyonlar her geçen gün daha karmaşık hale geliyor. Şimdi buna yapay zekâ ve agent yapıları da eklendi. Artık yalnızca süreçleri yönetmek değil; AI agent'larının nasıl çalıştığını, hangi veriyi kullandığını, hangi kararları aldığını ve operasyona nasıl etki ettiğini de yönetmek gerekiyor. Bu da kurumlar için bambaşka bir yönetim ihtiyacı doğuruyor.
Bugünkü buluşmada en dikkat çekici noktalardan biri, farklı sektörlerden şirketlerin aslında çok benzer konuları konuşuyor olmasıydı. Veri güvenilirliği, entegrasyon, governance, manuel süreçler ve AI'ın kontrollü kullanımı neredeyse herkesin ortak gündemiydi. Ayrıca katılımcıların büyük bölümü AI'ı karar verici değil, karar destekleyici olarak konumlandırdıklarını ifade etti. Bu da bize kurumların artık 'AI kullanmalı mıyız?' sorusunu geride bıraktığını; asıl odaklarının AI'ı güvenli, kontrollü ve ölçeklenebilir şekilde operasyonlarına nasıl entegre edecekleri olduğunu gösteriyor.
Yaklaşık 7-8 ay önce gerçekleştirdiğimiz benzer buluşmalarda çok farklı konular konuşuyorduk. O dönemde daha çok manuel süreçlerin dijitalleştirilmesi, operasyonların görünürlüğünün artırılması ve dijital dönüşümün getirdiği karmaşıklığın nasıl yönetileceği gündemdeydi. Bugün ise aynı başlıkların üzerine AI eklendi ve kurumların öncelikleri önemli ölçüde değişti. Sahada gördüğümüz ihtiyaçlar da bu dönüşümü çok net şekilde doğruluyor.
Biz birçok farklı sektörde çalışıyor, kurumların mevcut sistemlerine entegre oluyor ve operasyonlarını yakından gözlemliyoruz. Bu deneyim bize gösterdi ki kurumların ihtiyacı artık yalnızca yeni teknolojiler değil; insanları, sistemleri, süreçleri ve AI'ı birlikte yönetebilecek bir operasyon modeli.
Aslında bugün konuşulan ihtiyaçlar, Gartner'ın birkaç yıl önce Business Orchestration and Automation Technologies (BOAT) olarak tanımladığı yaklaşımın neden ortaya çıktığını da gösteriyor. Kurumların beklentisi artık sadece süreçleri otomatikleştirmek değil; operasyonun tamamını orkestre edebilmek.
Bu bakış açısıyla FlowE'yi geliştiriyoruz. İnsanları, sistemleri, süreçleri ve AI'ı aynı operasyonel yapı içinde bir araya getiren; orkestrasyon, otomasyon, uygulama geliştirme, entegrasyon ve görünürlüğü tek bir yapıda sunan yetkinliklere yatırım yapıyoruz.
AI çağında karşılaştığımız yeni sorular da bunu destekliyor. Örneğin bir AI agent'ı sisteme eklendiğinde; mimaride nerede konumlanıyor, hangi verilere erişiyor, hangi kurallar çerçevesinde karar alıyor, diğer sistemlerle nasıl iletişim kuruyor, ne kadar kaynak tüketiyor ve gerçekten ne kadar değer üretiyor? Artık kurumlar bu soruların cevaplarını görmek istiyor. Çünkü yalnızca agent geliştirmek yeterli değil; onu güvenli, izlenebilir ve yönetilebilir şekilde operasyonun bir parçası haline getirmek gerekiyor.
Burada entegrasyon yetkinliği de kritik önem taşıyor. Yeni fikirler ve AI çözümleri her geçen gün artıyor; ancak bunların kurumsal sistemlerle güvenli şekilde haberleşmesi, ortak veriyle çalışması ve süreçlerin doğal bir parçası haline gelmesi gerekiyor. Yönetim ve governance tarafı en baştan tasarlanmadığında bu yapıların sürdürülebilir olması oldukça zorlaşıyor.
Bu nedenle biz FlowE'yi yalnızca süreçleri dijitalleştiren veya uygulama geliştirmeyi kolaylaştıran bir çözüm olarak konumlandırmıyoruz. Odaklandığımız konu; insanı, sistemleri ve AI'ı aynı operasyonel model içinde güvenli, izlenebilir ve yönetilebilir şekilde bir araya getirmek.
Çünkü önümüzdeki dönemde kurumların rekabet avantajını belirleyecek olan şey daha fazla AI kullanmaları değil; AI'ı gerçek operasyonel sonuçlara dönüştürebilmeleri olacak."