“Operasyonları tek platform üzerinden yönetiyoruz”

4 dakika okuma süresi.
30

Acun Medya IT Direktörü Murat Kızılırmak

“Acun Medya Holding olarak televizyon yayıncılığı, dijital platform işletmeciliği, spor kulübü yönetimi ve uluslararası prodüksiyon faaliyetlerini aynı çatı altında yürüten küresel bir organizasyon yapısına sahibiz. Türkiye’deki operasyonlarımızın yanı sıra yurt dışındaki yayıncılık, dijital medya ve spor yatırımlarımızla faaliyet gösteriyor; Dominik Cumhuriyeti’nde ve Türkiye’de büyük ölçekli prodüksiyon operasyonları gerçekleştiriyoruz. Survivor, Exatlon, O Ses ve MasterChef gibi global formatlar başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerine içerik üretiyoruz. Bu ölçekte ve çeşitlilikteki operasyonların yönetimi; yüksek seviyede koordinasyon, gerçek zamanlı karar alma ve farklı coğrafyalardaki ekipler arasında kesintisiz iş birliği gerektiriyor. Bu nedenle teknolojiyi yalnızca destekleyici bir fonksiyon olarak değil, operasyonel mükemmeliyeti ve sürdürülebilir büyümeyi mümkün kılan stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyoruz.

Yapay zekâ ve otomasyon teknolojileri uzun süredir teknoloji stratejimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Birkaç yıldır çok dilli çeviri ve altyazı süreçleri, ses klonlama teknolojileri, video içerik analizleri, kurgu süreçlerinin desteklenmesi ve çeşitli içerik üretim operasyonlarında yapay zekâdan aktif olarak yararlanıyoruz. Bunun yanında hâlen geliştirme aşamasında olan ve önümüzdeki dönemde devreye alınacak çok sayıda yapay zekâ odaklı girişimimiz bulunuyor.

Kurumsal uygulamamızı ise yalnızca bir ERP sistemi olarak değil, yapay zekâ destekli bir iş platformu olarak konumlandırıyoruz. Çalışanlarımızın birçok kurumsal süreci geleneksel formlar yerine sohbet tabanlı arayüzler ve yapay zekâ ajanları aracılığıyla gerçekleştirebildiği yeni nesil modülleri kademeli olarak kullanıma alıyoruz. Amacımız, kullanıcı deneyimini sadeleştirirken süreç verimliliğini de artırmak.

Dönüştürmeyi hedeflediğimiz en önemli alanlardan biri de Dominik Cumhuriyeti’ndeki prodüksiyon operasyonlarımız. Farklı ülkeler için kurulan oyun parkurlarının tasarımı, üretimi ve kurulumu, çekim günlerinin organizasyonu, sağlık ekiplerinin koordinasyonu, teknik personel planlaması, konaklama, ulaşım ve yemek organizasyonları gibi çok sayıda süreç bugün farklı uygulamalar ve iletişim kanalları üzerinden yönetiliyor. Hedefimiz, bu operasyonları yapay zekâ ajanlarının desteklediği entegre bir platform üzerinde bir araya getirerek planlama, koordinasyon ve karar alma süreçlerini daha yüksek seviyede otomatikleştirmek.

Bu yaklaşım yalnızca prodüksiyon tarafıyla sınırlı değil. Hizmet yönetimi platformumuzu klasik BT hizmet yönetimi anlayışının ötesine taşıyarak Enterprise Service Management yaklaşımıyla tüm kurumsal operasyonlarımızın temel platformlarından biri hâline getirdik. BT süreçlerinin yanı sıra konaklama, ulaşım, restoran, spor salonu, kuaför, üretim, idari işler ve insan kaynakları gibi birçok operasyonel hizmeti hem Türkiye hem de Dominik Cumhuriyeti operasyonlarımızda ortak bir yapı üzerinden yönetiyoruz. Böylece farklı ekipler ve lokasyonlar arasında standartlaşma, görünürlük ve operasyonel verimlilik sağlıyoruz.

 

Yapay zekâ yatırımlarında teknoloji kadar yönetişim ve orkestrasyonun da kritik olduğuna inanıyorum. Özellikle ajan tabanlı sistemlerin yaygınlaşmasıyla kurumların yüzlerce farklı yapay zekâ çözümünü birlikte yönetmesi gerekecek. Bu nedenle son dönemde şirket içerisindeki yapay zekâ çalışmalarını ortak standartlar, güvenlik prensipleri ve tek bir yönetişim modeli altında toplamaya odaklandık. Henüz gelişimin erken aşamalarında olsak da önümüzdeki birkaç yıl içinde yapay zekâ orkestrasyonunun kurumlar için tıpkı ERP veya siber güvenlik yönetişimi kadar kritik bir konu hâline geleceğini düşünüyoruz.

Teknolojik dönüşümün başarısının yalnızca teknoloji yatırımlarıyla değil, kurum kültürünün dönüşümüyle mümkün olduğuna inanıyorum. Günümüzde çalışanlar yapay zekâ araçları sayesinde kendi çözümlerini çok hızlı geliştirebiliyor ve bunları doğrudan iş süreçlerine entegre etmek isteyebiliyor. Ancak bu durum güvenlik, veri gizliliği, kalite standartları ve sürdürülebilirlik açısından yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle yapay zekâ kullanımının, kurumsal standartlar, güvenlik prensipleri ve yönetişim çerçevesi ile desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.

 

Yapay zekâ çağında asıl dönüşüm teknoloji ile birlikte, kurumların çalışma biçimlerinde yaşanacak. Bu nedenle geleceğin başarılı şirketleri, en fazla yapay zekâ kullananlar değil; yapay zekâyı güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir şekilde kurum kültürüne entegre edebilenler olacak.”