Sanovel İlaç CIO’su Mete Türkyılmaz
"Uzun yıllardır bu sektörün içindeyim ve Türkiye'deki bilgi teknolojileri dönüşümünü en başından beri gözlemleme fırsatı buldum. Bugün CIO'lardan beklenen şey artık yalnızca teknolojiyi yönetmek değil. Şirketin işini, ürününü, müşterisini ve süreçlerini çok iyi tanımak gerekiyor. Üretimin nasıl gelişeceğini, işin nereye evrileceğini anlayabiliyorsanız teknolojiyi de doğru noktada konumlandırabilirsiniz. Kariyerime ERP projeleriyle başladım, süreç analizi ve kurumsal tasarımla uzun yıllar çalıştım. Daha sonra CFO olarak da görev yaptım. Bu nedenle bugün yönetim kurullarında CIO'lara sadece teknoloji gözüyle değil, stratejik çözüm ortağı olarak bakıldığını düşünüyorum.
Yapay zekânın bir hype olduğunu düşünmüyorum. Ancak beklentilerin hype olduğunu söyleyebilirim. Veri analitiği ve tahmine dayalı yapay zekâ aslında yıllardır SAP, Salesforce ve benzeri kurumsal platformların içinde gelişiyordu. Bugün sadece süreçlerin biraz daha derinine inmeye başladı. Buna rağmen 'insanın yerini tamamen alacak' gibi söylemler gerçekçi değil. Yapay zekâyı yönlendirecek, süreçleri tanımlayacak ve sonuçları değerlendirecek insanlara her zaman ihtiyaç olacak. Özellikle insan yoğun sektörlerde yapay zekâ destekleyici bir araç olabilir ama insanın yerine geçmesi mümkün görünmüyor.
Şirketlerin öncelikleri de sektörlere göre değişiyor. Ben ilaç sektöründeyim ve hâlâ legacy sistemlerle çalışıyoruz. ERP tarafında Delphi kullanıyoruz. Sektöre özgü validasyon süreçleri ve Sağlık Bakanlığı'na yapılan bildirimler gibi standart ERP'lerin tam karşılayamadığı ihtiyaçlarımız var. Böyle bir yapıda öncelikle temel sistemleri iyileştirmeden yapay zekâyı süreçlerin merkezine koymak kolay değil. Aynı durum üretim tarafında da geçerli. Kullanılan ekipmanların önemli bölümü ciddi yatırım gerektiriyor. Sadece Türkiye'de değil, dünyada da birçok şirket bu yatırımları planlamakta zorlanıyor.
Bizim yaklaşımımız önce doğru öncelikleri belirlemek oldu. Yapay zekâyı hangi süreçlerde kullanabileceğimizi analiz ettik. Bazı alanlarda önce ERP dönüşümünü tamamlamamız gerekiyor. Bazı süreçlerde ise üretken yapay zekâ ile küçük ama etkili kazanımlar elde edebiliriz diye bakıyoruz. Yapay zekâ bizim için bugün ilk sıradaki yatırım kalemi değil ama geri kalmamak ve doğru zamanda doğru adımı atabilmek için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.
Bence yapay zekâ hem Türkiye'de hem dünyada henüz gelişimin ilk aşamalarında. İnternet ilk ortaya çıktığında da kimse bugün geldiği noktayı öngöremiyordu. Sonrasında e-ticaret, sosyal medya ve dijital hizmetler hayatın merkezine yerleşti. Yapay zekâ da benzer bir gelişim süreci yaşayacak. Ancak kısa vadede her şirketin ve her sektörün aynı yoğunlukta yapay zekâ kullanacağını düşünmüyorum. Bu dönüşüm zamana yayılarak ve kurumların olgunluk seviyesine göre ilerleyecek."